Fabrikadan Çıkma Hazır Mezar…

Yazdır PDF
( 4 Votes )
İçinde tarif edemediği, adını koyamadığı bir sıkıntısı vardı. Kaynağı belli olmayan bu sıkıntı da neyin nesiydi. Bir türlü yatışmak bilmeyen ve adeta zihnini kene gibi kemiren bu sıkıntıyla beraber sessizliği de toplayıp ceplerine bırakarak uzaklaştı balkonun kenarından. Ve damlayan adımlarıyla süzülüverdi balkon kapısından salona.
Salonun orta yerinde duran en sevdiği koltuğuna bıraktı bedenini usulca. Etrafına bakındı, kendisine teselli verecek bir şeyler aradı. Gözüne sehpanın üzerinde duran kül tabağı çarptı. Oyalanmak biraz da düşüncelerini dağıtmak için ellerini uzatıp kül tabağına dokundu, irkildi aniden. Kül tabağı o an kendisine düşünmek dahi istemediği bir...

 

Kibrit Kutusu ve Termometre…

Yazdır PDF
( 3 Votes )
Hayatta hiçbir şeyi yoktu…

Kibrit kutusunu andıran ufacık kulübesi…

Uzun kibrit çöpleriyle tutturulmuş cisirli bir tavan ve yine kibrit çöplerinden kolonlar.Hayatta hiçbir şeyi yoktu…Kâğıttan bir masa pencere önünde ve kibrit çöpleriyle ayakta duran birkaç eski sandalye. Daracık odanın hemen köşesinde, kükürtten bir yatağı duruyordu…

Hayatta hiçbir şeyi yoktu… Bu kibrit kutusu evin dışında…

Her iş arayışlarının ardından korkuyla girerdi evine, gözlerinde öfke kıvılcımları ve burnundan ateş püskürttüğü zamanlar… Kapı önünde bırakırdı, öfke kıvılcımlarını ve ateş püskürtmelerini. Alışkanlık haline getirmişti artık, eskimiş, ütüsüz ceketinin cebinde...

 

Dede Yadigârı

Yazdır PDF
( 5 Votes )

Köyün çıkışında, topraklı yolun birkaç adım kenarında küçük bir ev…

Dedemden yadigâr, dede yadigârı kocamış, çökmüş, antika bir miras. Kimi tahtalar yerinden soyulmuş, boyası dökülmüş bu ev tıpkı ressamın çizdiği çıplak bir figürü andırıyor.… Kırık kapı ve pencereler kışın soğukluğunu, yazın tozu toprağını hatırlatıyor bize. Baharda dalında sararmış her an kollarını açmış kendisini bekleyen toprakla kucaklaşmak isteyen solgun yaprak misali, benzi solmuş ahşap bir ev. Gerçi ev demeye de bin şahit ister ya. Ama bizim için ne olursa olsun bir yuva, bir miras ve bir de dedemden kalma eski bir dost, eski bir yadigâr…

 

Adını Koyamadım...

Yazdır PDF
( 2 Votes )
Yeni Microsoft Office Word belgesini tıkladığım zaman zihnimde bambaşka duygular vardı. 
Misal olarak, Darwin’in evrim teorisini bilimsel olarak ispatlamayı kararlaştırmıştım. Maymunun evrimleşmiş “ hâl/ i” üzerine olduğumuzu, penceremden sokağıma bakarak, görsel olarak belgeleyecektim doğruluğunu. Ve benim gözlerimle gördüklerime, inanarak ispatlayacağım bu hakikatin tersine kimse beni inandıramayacaktı. Tüm hırçınlığımla ve utançla yazacaktım A4 kâğıdına,  geçmişimizden günümüze ne şebeklikler yaptığımızı. Kaybettiğimiz özgünlüğümüzü, kültürümüzü ve en önemlisi dini değerlerimizi.
Varlığın temsili şekli olarak kabul edilen Totemden bahsedecek ve hatta daha...

 

Franz Kafka’nın “Dönüşüm’ü” Üzerine Bir Deneme…

Yazdır PDF
( 3 Votes )
Roman;"Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu." cümlesiyle başlar. Olağanüstü ruh tahlilleriyle devam eder... O, artık bir böcektir ve bunun şokunu yaşamaktadır. Anne-babası ve kız kardeşiyle bir evde yaşamaktayken bu talihsiz olayla karşılaşır. Herkes şaşkınlaşır. Ailesini geçindirdiği işini kaybeder. Ailesinin her üyesi bir zaman sonra çalışmalarına rağmen yine de geçim sıkıntısını atlatamazlar... İşin hazin yanı, artık bir böcek olan Gregor Samsa'ya daha önce davrandıkları gibi davranmamaya başlamaları ve hatta ondan iğrenmeye, korkmaya ve çekinmeye başlamış olmalarıdır. O, hiçbir zaman o...

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 3