Çok Sesli Bir Ölüm

Yazdır PDF
( 3 Votes )

İnsanın acıma ve hüzün uyandıran yönlerini ele alarak anlattığı hikâyelerinde evrensel bir boyut da taşıyan günümüz yazarlarından Rasim Özdenören 1940 yılında Maraş’ta doğdu. İ.Ü Hukuk Fakültesi ve İ.Ü Gazetecilik Enstitüsünü bitirdi. Deneme ve öykü dalında çok sayıda eseri bulunmaktadır. Filme de uyarlanmış “Çok Sesli Bir Ölüm” adlı bu eseri Uluslararası 1977 Altın Prag TV Filmleri Festivalinde jüri özel ödülü aldı. Eser, TRT’de yapılan drama ve uyarlama eserler arasında en çarpıcı ve özgün olanıdır. Yazar bu yapıtında dört farklı olayı değişik anlatım üslubuyla kaleme almıştır.
İlk anlattığı hikâye olan “Çok Sesli Bir Ölüm” de; köyün ve kentin çok uzağında dağlar arasına kurulmuş, altı-yedi haneli, küçük nüfuslu, önünden geçen ırmakla kapanan mezrada; o şartlar altındaki yaşam koşullarını, sağlık güçlüklerini, insanların birbirleriyle ilişkilerini farklı bir anlatım şekliyle ortaya koyar. Bu hikâyesinde ölümün kıyısından kaçıp kurtulmak için yapılan bir savaşı, çekilen zorluğu ve ölümdeki sesliliği etkileyici bir biçimde anlatır.

Yazar ikinci hikâyesi olan “Sabah Aralığı” nda; hayatın gerçeklerini ve neticesindeki acıları yazıya dökmüştür. İşlemediği bir suç yüzünden kaçan ve sonunda yakalanarak öldürülen, oğulları tarafından daha çok gelecek uğruna terk edilmiş, eşiyle birlikte bir köyde yaşayan adamın hikâyesini anlatmaktadır. Adam öldürüldükten sonra, arkasında küçük umutlarla avunabilen eşi tek başına kalır…

Yazarın, günümüz gerçeklerinden yola çıkarak konu aldığı “Kan” adlı üçüncü hikâyesinde, oğlu tarafından terk edilmiş, köy koşullarında yaşayan anne-babayı anlatır. Şehre yakın olduğu gerekçesiyle hükümetin yolu bu köyden geçirme planı, tüm köy halkının köyden ayrılması sonucunu doğurmaktadır. Sonradan evli bir halde çıkagelen oğlunun, anne-babasının köyden taşınmalarını istemesi de anneyi daha çok isteklendirir. Ama baba bu toprakları bırakmamakta direnmektedir.”Kanım, toprağım!” diye tabirlendirdiği bu yerleri bırakmak istemese de hikâyenin sonunda bazı nedenlerle göz yumar ve köyden ayrılmak zorunda kalır.

“Çatışma” adlı son hikâyesinde ise yazar; annesi vefat ettiği için halası, babası ve küçük kız kardeşiyle yaşayan fakat babası tarafından kısıtlanan bir genç kızın hayatını konu edinmiştir.

Kimsesiz, fakir bir genci seven kız, halasının ”Babana söylerim!” tehditlerine rağmen sevdiği kişiyle görüşmesini sürdürür. Babasının olayı öğrenmesiyle, kızının bir daha o çocukla görüşmesi yasaklanır. Ama o, babasına kulak asmamakta direnir. Genci evine getiren kız babasına yakalanır. Baba, eline aldığı tüfekle genci vurduktan sonra bir kurşun da kendisine sıkarak intihar eder.

Yazar, bu hikâyesinde kötülüğün yaşamın bir parçası olduğunu, hayatın içinde hep var olduğunu ve var olacağını anlatmaktadır.  

Rümeysa Dolaş



Benzer Yeni Konular:
Benzer Eski Konular:

Bu yazı 181 kişi tarafından okundu.  
Yazarın Diger Yazıları: Rümeysa Dolaş

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile