Geçen yılın ardından, akan günlerini yine bir ramazan ayı şereflendirmişti. Kaçıncı ramazandı bu; acı-tatlı hatıralarla geçirdiği? Dönüp, geçen yıllarına bir baktı: ilk okul beşte başlamıştı oruca; ekim ayının son haftalarıydı hatırladığı kadarıyla; günlerin, yaz mevsimine göre nispeten kısa ve serin geçtiği bir ay. Kimse O’nu oruç tutmağa zorlamamıştı. Kendiliğinden gelişen bir duyguydu bu. Belki de, Annesinin ocak başında mangalda pişirdiği sahur yemekleri, heyecanla atılmasını beklediği imsak ve iftar topları, kışın uzun gecelerinde sabah namazı öncesi okunan mukabelelere evin büyüklerinin heyecanlı gidişleri, akşam iftar vakti yaklaştığında, cami avlusunda...
|
Kurân-ı Kerîm, Allâh kelâmı; Her harfi, K.Kerîm`in diğer harfleriyle, her kelimesi, K.kerîm`in diğer kelimeleriyle, her âyeti, K.Kerîm`in diğer âyetleriyle ve her sûresi de, K. Kerîm`in diğer sûreleriyle bire-bir bağlantı içeriyor. K. Kerîm`deki bu yapı, tüm kâinatta da mevcut. İyi takip edildiklerinde, hikmetlerine inildiğinde, kâinatta cereyan eden tüm; fizîkî, coğrafî, sosyal olayların birbirinin sebebi ve sonucu olduğu, tetikleyicisi olduğuna şahit oluruz. “Arizona`da bir kelebek kanat çırpsa, titreşimi Çin`de deprem tetikler.” Sözü bir gerçeği ifade eder. K. Kerîm`i oluşturan sûrelere bir göz attığımızda, isimlerinin, kâinattaki tüm; siyasî, sosyal, coğrafî, fizikî vb...
Nakşîbendiliğin, İmam-ı Rabbânî`den sonra yeni bir ivme kazanması, Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri vasıtasıyla olur. Hem ilim, hem fikir, hem de gönül adamı ---Kur`ân ve Sünnetin içerisinde sarmal biçimde yer alan; itikâdî, ahlâkî, fıkhî (Uygulamaya yönelik) unsurları, bir eğitim süreci içerisinde, mü`minlerin ruh ve beden dünyalarına aktarmak ve bütün Ümmet-i Muhammed`i, aynı usûlle, “ümmet bilincine” ulaşacak doğrultuda eğitmek… Bir yapı düşünün: Hem, tekke; ahlâkî değerleri üstün tutan bir anlayış ve inanç yapısını, çatısı altında, nefis tezkiyesinden geçme iradesiyle mürîd olanlara aktarıyor; hem de medrese: itîkâdî, ahlâkî ve fıkhî bilgileri, sahih ve...
Karanlık ve aydınlık; birbirinin içerisinde, sürekli gizli bir şekilde buluna-gelmiştir. Her karanlık bir aydınlığı; her aydınlık ta bir karanlığı içinde barındırır. Nerede bir ifsât varsa, orada bir ıslâh; ıslâhın olduğu yerde de ifsât varlığını sürdürmeğe devam eder. “Eksi”, “artı”nın var oluş sebebidir.. Karanlıklar aydınlıkları; aydınlıklar da karanlıkları takip ederek, zaman akıp gider. Yüce Allâh Kur`ân-ı Kerîm`inde; “Geceyi gündüzden, gündüzü de geceden çıkarırsın.” Diye kendisine hitap etmemizi ister. Allâh; gündüzü geceden, geceyi de gündüzden çıkarandır. Karanlık ruhlu insanlar, aydınlığı, karanlık göstermeye çalışırlar. Belki bir...
21. Yüz Yılın ilk çeyreği tamamlandığında; “Allâh sizi barış yurduna davet ediyor” âyet-i kerimesinde işaret edilen “Barış Yurdu”nun oluştuğu ve yüzyıllarca sürecek bir evrensel barış sürecinin başlangıcının ışıltılarını görmek için artık fazla bir delile ihtiyaç bulunmuyor… Dünden, bu güne bağlantılarla, tarihin dönemeçli yollarındaki seyahatimize devam edelim… Fetih ruhlu insanların hayatlarını müstakil olarak incelediğimizde, hedeflerine giden yollarda hiç-bir engel tanımadıklarını; sular gibi; kah yumuşak, bazen sert akışlarla menzillerine doğru yol aldıklarına şahit oluruz.
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 / 11 |