Yapan Cezasını Çeksin!

Yazdır PDF
( 0 Votes )

 Taraf gazetesinde; AKP ve Gülen’i bitirme planı adıyla ortaya atılan iddialar, silahlı kuvvetlerin ihtilal hazırlığı içinde olduğu, hükümete darbe yapacağı... sözleri üzerine herkes ayağa kalktı. Her kesimden sesler yükseldi. Böyle de olması gerekirdi. Bu tür iddialar eğer doğruysa STK’yı yıpratır.

 Yanlışsa Genel Kurmay Başkanlığımız üzerine gidip, araştırması, yargı yoluna gitmesi, meseleyi netleştirmesi ve berraklaştırması gerekir. Yanlışsa, yalansa o zaman yine üzerine gitmesi şarttır. Çünkü STK; üzerinde hasssasiyetle durulması gereken, şaibe götürmeyen, leke kaldırmayan kutsal bir kurumdur.

 

Böyle bir iddianın; geçenlerde Genel Kurmay Başkanımız Orgeneral Sayın İlker Başbuğ paşamızın; “Silahlı kuvvetler dine karşı değildir, demokrasiden yanadır....” dediği sözlerinin askıda kalması demektir ki, paşamızı yıpratır. Böyle bir duruma girileceğini sanmıyorum.  Her kesimden seslerin yükselmesine “Toplumsal mutabakat” diyorum. Çünkü Alevisiyle, sünnisiyle, iktidar ve muhalefetiyle.... bütün birimlerden tepkilerin gelmesi ülkemizin geleceğinin güzel, yarınlarının aydınlık olduğunun açık delilidir. Ancak yetmez. Mutlaka yukarıda sözü geçen iddialar araştırılmalı, yapanlar varsa yargılanmalı, kimsenin yaptığı yanına kâr kalmamalıdır. Önüne gelen; aklına estiği gibi, kaynağını araştırmadan, doğru mu değil mi bilmeden, masa başında haber yapmamalı, insanları ve kurumları karalamamalıdır. Dünden bugüne çok iyi şeyler oluyor.

Eski anlayışlar, eski siyasetler, eski zihniyetler, darbe çığırtkanlığı, her şey benden sorulur, ben istersem hükümetler kurulur istemezsem yıkılır, tek yetkili benim.... anlayışı birer birer yerini daha anlayışlı, daha hoşgörülü, daha demokratik, daha çok hukukun üstünlüğüne önem veren hususlara bırakıyor. Bunlar; yazarların daha doğru, düşünürlerin daha berrak, fikir üretenlerin daha olumlu, siyasetçilerin daha mantıklı ve ülkeye gerçekten hizmeti şiar edinen zihniyetlere yerini bıraktığını, sivil toplum kuruluşlarının daha etkili ve tepkili olduğunu gösteriyor. bunlar, tarihin berraklaştığını, ben yapayım yanıma kâr kalır anlayışının sona erdiğinin ispatıdır. Ancak yanlış haber çıktı diye yasak getirmek yanlış.

Hele bunu Genel Kurmay Başkanlığı yapmamalıdır. Çünkü Genel Kurmay Başkanlığı tek yetkili kurum değildir. Hangi kurum olursa olsun isterse hükümetler olsun, yayın yasağı doğru bir şey değildir. Eğer ortada bir yalan, bir kışkırtma, bir kaos ortamı meydana getirme söz konusuysa araştırılmalı, incelenmeli.. sonuç yargıya gitmelidir. Peşin hükümlerle, çala kalem ve ayak üstü yapılanlar zarar verir. Ülkemizin önünü kapatır.

Yarın güzel olacak. Türkiye’miz; hukukun üstünlüğünü yakalayan, demokrasiyi özümsemiş, hoşgörünün ikame edildiği, insan haklarının ayaklar altına alınmadığı... lider ülke pozisyonuna doğru adım adım ilerliyor. Onun için Almanya ve Fransa’nın Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkmalarının altında yatan gerçek budur. (16 HAZİRAN 2009)

Kazım Öztürk



Benzer Yeni Konular:
Benzer Eski Konular:

Bu yazı 117 kişi tarafından okundu.  
Yazarın Diger Yazıları: Kazım Öztürk

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile