Senaryoların Ardı Arkası Kesilmiyor

Yazdır PDF

Şu günlerde; hükümete yönelik çeşitli ayak oyunları oynanabilir. Bunları; AK PARTİ’nin kapatılması, AK PARTİ içine bazı ajanların girmesi, ülkemizde görev yapan istihbarat birimlerini birbirine düşürmek, parti içine Ergenekon uzantılarının sızması olarak belirtebilirim.
Bu konuda Taraf Gazetesinden Neşe Düzel’in, Gazeteci Şamil Tayyar ile yaptığı röportaj çok ilginç. Şamil Tayyar şunları dile getiriyor;
“Emniyet’in içinde Ülkücü grup, Cemaatle bağlantılı grup ve Milli Görüşçü grup var. Milli Görüşçü polislerle Cemaat arasında ciddi bir iktidar çatışması yaşanıyor.”

“İsrail-Türkiye ilişkisi, istihbarat servislerinin savaşına dönüşebilir. Böyle ciddi bir tehlike var. Reşadiye gibi provokatif eylemler olabilir.”

“Dava açılırsa AK Parti kesinlikle kapatılacak. Bu seferki dava telefon dinlemelerinden hareketle ‘sivil dikta’ iddiasıyla açılacak. Şimdi böyle bir kapatmanın hesabı yapılıyor.”

Ülkelerdeki derin ve gizli yapılanmalar sadece ulusal sınırlar içinde faaliyet göstermiyorlar. Bu derin yapılanmalar, faaliyetlerinde ulusal sınırları aşıyorlar. Birbirleriyle proje bazında küresel boyutta gizli ilişkiler kuruyorlar. Amerika’nın şahinleri Neoconlar ve İsrail’in derin yapılanması kendi istedikleri dünyayı kurmak için Türkiye’den Ergenekon’la ve Ergenekon türü diğer örgütlerle işbirliği geliştirebiliyorlar mesela.

Amerika’nın ve İsrail’in ‘derinleri’ hâlâ çok güçlüler ve çok şey yapabilirler. Bunların, Askerî istihbaratta, Milli İstihbarat’ta ve Emniyet istihbaratta geçmişten gelen bağlantıları vardır. Ayrıca Ergenekon’un asker, yargı, medya içindeki uzantılarıyla da Amerikan ve İsrail derinlerinin ilişkileri vardır. Bu uzantılar, zaman zaman İsrail’in menfaatleri ve Mossad’ın hedefleri doğrultusunda toplumu yönlendirebiliyorlar... İsrail’in sadece Amerika’da güçlü bir lobisi yok. Türkiye’de de güçlü bir İsrail lobisi var. Ayrıca bir bakıyorsunuz, birden bire AK Parti içinde de çatlak sesler çıkıyor.

AK Parti’nin içinde de kanallarının olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde bu kanallar, hükümetin elini zayıflatacak şekilde davranabilirler. Mesela hükümetin askerle ilişkilerinde sorun yaratabilirler. Askerlerin parlamentodan geçirilmesini istedikleri bir konuda mesele çıkarabilirler. Anayasa değişikliği gibi çok önemli projeleri sekteye uğratabilirler. Şunu söyleyeyim. Bu lobinin faaliyeti sonucunda AK Parti, Anayasa değişikliği için Meclis’te yapılacak gizli oylamada 330’u bulmakta zorlanabilir. Çünkü İsrail anayasanın değişmesini istemez.

İsrail, Türkiye’nin bölgedeki ve dünyadaki yeni rolünden, değişen dış politikasından ve güçlenen konumundan rahatsız. İsrail, Türkiye’nin sivilleşmesini, demokratikleşmesini ve AB üyesi olmasını istemiyor. Çünkü demokratik hukuk devletini kurmuş, AB üyesi olmuş, yönetimi şeffaflaşmış bir Türkiye güçlü bir ülkedir. İsrail ulusal menfaatleri açısından böyle güçlü demokratik bir Türkiye istemiyor.
Türkiye’nin de kendisi gibi askerî, otoriter bir devlet olarak devam etmesini istiyor. Bu yüzden de AK Parti hükümetinin yıpratılarak Türkiye’nin kendi içine kapanmasını ve askerî vesayetin sürmesini istiyor. Zaten İsrail’in Türkiye ile ilişkilerinde kendisini en güçlü hissettiği ve politikalarını en kolay dikte ettirdiği dönemler hep 28 Şubat, 12 Eylül gibi askerî dönemler oldu geçmişte de. İsrail sadece dünyada değil, Türkiye’de de hem istihbarat örgütleriyle hem de terör örgütleriyle her türlü irtibatı kurup onları yönlendirebiliyor.
Mossad olarak geçmiyor ama... Ergenekon örgütüyle DHKP-C’nin ve PKK’nın arasında zaman zaman bağlantılar olduğu söyleniyor. Zaten terör örgütlerinin devletlerin içinde uzantıları olmadan varlıklarını sürdürebilmeleri ve eylem yapabilmeleri asla mümkün değildir. Mesela şu anda PKK’nın ilişkilerinin en iyi olduğu yabancı istihbarat örgütü Mossad’dır. Son dönemde Türkiye’ye gelen istihbarat raporlarında... Yani askerî istihbarat raporlarında, MİT’in ve Emniyet’in istihbarat raporlarında bu konu çok yakından takip ediliyor. Şu anda Kandil’e en fazla ziyaret yapan örgüt Mossad. Önemli kısmı da emekli asker bunların. Zaten şu anda Kandil’de de, Türkiye’nin her bölgesinde de istihbarat örgütleri cirit atıyor.

Tabii bunlar sayın Tayyar’ın; daha önceki olaylara bakarak ortaya koyduğu hususlar. Bunlara bakarak moralimizi bozmamalı, hükümeti, muhalefeti, sivil toplum örgütleri, aklı eren bütün insanlarıyla el ele vererek ülkemizin badireye girmemesi hususunda destek olunmalıdır. Artık zaman; “armudun sapı, üzümün çöpü var” deme zamanı değildir. Eğer bugün birliğimizi, beraberliğimiz tesis etmez, hükümetin samimiyetle, büyük bir vatanseverlikle ortaya attığı bu çalışmaları; “istemezzük” anlayışı ile ret edersek, ajanlara, ülkenin bölünmesini isteyenlere fırsat vermiş oluruz. O zaman bu vebali kaldıramayız. Saflarımızı düz ve sıkı tutalım. (19 OCAK 2010)




( 1 Vote )

Benzer Yeni Konular:
Benzer Eski Konular:

Bu yazı 118 kişi tarafından okundu.  
Yazarın Diger Yazıları: Kazım Öztürk

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile