Allah kısmet ederse, yarın akşam ( 25 Haziran 2009'u 26 Haziran’a bağlayan akşam); regaib kandilini idrak edeceğiz. Bütün kardeşlerimize hayırlı olsun. İnşallah bu gün ve gece; hayatımıza yeni bir yön vermeye kapı aralasın. Barışın, kardeşliğin, dostluğun, ülke kalkınmasının miadı olsun.
Sözlükte; kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış anlamındaki Rağıbenin çoğulu olan, Regaib kelimesi; hadis ve fıkıh literatüründe; bol sevap ve mükafat, faziletli amel...manalarında kullanılır. Regaib gecesi, Kur’an’da saygı gösterilmesi istenen ve hadislerde gün belirtilmeden oruç tutulması tavsiye edilen haram aylardan Recep ayında bulunmakla birlikte özellikle tasavvufi eserlerde yer alan, Hz. Peygamberin Regaib gecesinde ana rahmine düştüğü, Recep ayının ilk Perşembe günü oruç tutup, gecesinde de; Kur’an okuyup, günahlara tevbe edip, gözyaşı dökülmesi gereken bir fırsat zamanıdır.
Geliniz, bugün kendimizi bir çek edelim; hayatımızın bir grafiğini çıkaralım, kim hangi konumda? Kimin duruşu daha dik? Kimin duruşu uygun değil? Hangimizin hayat çizgisinde kırıklar var? kim; sözü çok konuşuyor, işi az üretiyor? Kim; “Niçin yapmadığınızı söylersiniz?” ikazına muhatap? Her birimiz halimizi yüce yaratana arz ettiğimiz zaman nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza? Siyasetin kızıştığı şu ortamda söylenenler, konuşulanlar ne derece dediğimiz ilkelere uyuyor? Sözde mi Müslümanız ? Özde mi? samimiyetimizin ölçüsü ne? Kaç gram veya kaç kilo çekeriz dürüstlükte?.....
Önce ticaretten başlayalım, müşteri ile aramız nasıl? Sattığımız mallarda hak hukuk gözetiyor muyuz? Kaldırımlara mal koyup, yayaların geçmesine engel oluyor muyuz? Devletin hakkını devlete veriyor, vergi kaçırmıyor muyuz? Elimizde bulunan malın kötü ve çürüğünü bir kenara koyup, müşteriye durumu anlatıyor muyuz? Eğer ortak iş yapıyorsak, ortağımızı kandırmak için çarelere mi baş vuruyoruz? Yanımızda çalışan elemanların hakkını tam veriyor muyuz? Çalışanın alnının teri kurumadan ücretini ödüyor muyuz? Yediğimizden yediriyor, giydiğimizden giydiriyor muyuz? Yani kendi çocuğumuz gibi muamelede bulunuyor muyuz?
Bütün ibadetlerimizin; hayatımızı disipline etmek için olduğunu bilerek, işlerimizi daha dikkatli, daha planlı mı yapıyoruz? komşusu aç iken kendimiz tok mu yatıyoruz? Veren el olma durumunda hangi güzelliklere imza attık? Veya atıyoruz?..... bu konuda ne kadar yazarsak yazalım ne sayfamız yeter, ne günümüz, ne de ömrümüz... bunlar birer ilke durumundadır. (24 HAZİRAN 2009)
KAZIM ÖZTÜRK
ÖZTÜRKÇE
Eğitimci/ şair/ yazar
- 20/07/2009 14:00 - Dumansız Hava
- 18/07/2009 13:35 - Miracımıza Sahip Çıkalım
- 15/07/2009 12:56 - Askere Yargı Yolu Açıldı
- 12/07/2009 14:10 - Çin Zülmüne Karşı Ne Yapmalıyız
- 11/07/2009 15:27 - Ceplerdeki Tehlike
- 09/07/2009 06:49 - Küreselleşme ve Katliam
- 01/07/2009 12:05 - AKP
- 29/06/2009 15:51 - Kendimizi Bulmak Kimliğimize Sahip Çıkmak
- 27/06/2009 08:04 - Bütün Darbeler Kötüdür
- 22/06/2009 15:52 - Klıçdaroğlu İle Başörtü Tartışması
- 21/06/2009 06:57 - Abant Platformu ve Demokrasi
- 19/06/2009 18:51 - İrtica Eylem Planı
- 17/06/2009 19:48 - Sorumluluk Duygusu
- 16/06/2009 11:14 - Yapan Cezasını Çeksin!
- 14/06/2009 08:50 - Eğitim Üzerine
- 07/06/2009 22:26 - Türkçe Olimpiyatları
- 02/06/2009 21:52 - Kumaş Çürük Dikiş Tutmaz
- 31/05/2009 18:05 - Mayınların Temizlenmesi


