Kim Kazanır ?

Yazdır PDF
( 1 Vote )

Metropoll Araştırma Şirketi 3-8 Ocak arasında geniş kapsamlı bir "Türkiye Siyasal Durum Araştırması" yaptı. Veriler hem iktidar hem de muhalefet açısından dersler ve mesajlarla dolu. İşte parti parti son rakamlar:
Ocak ayı itibariyle 31 ilde bin 614 kişi üzerinde yaptığı anket çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Ankete göre, ‘kararsızlar/sandığa gitmeyecek/cevap yok’ oyları dağıtılınca AK Parti yüzde 38.7 ile birinci parti oldu.
CHP yüzde 19.4’ye düşerken, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün kuracağı partinin oyu son iki ayda yüzde 0.9’dan yüzde 6.9’a yükseldi. MHP’ye ise 17.3 oranında oy çıktı.
PKK’lıların Habur’dan giriş yapması, muhalefetin oylarını tırmandırırken, açılımda alınan mesafe ile son iki ayda CHP ve MHP’nin oyları düşüşe geçti. Kasım 2009’da CHP’nin oyu yüzde 23.1 iken, Ocak 2010’da yüzde 19.4, MHP’nin oyu ise yüzde 18.4’ten yüzde 17.3’e düştü. Son iki ayda AK Parti’nin oylarında belirgin bir değişim olmadı.

Vatandaşın demokratik açılıma tepkili olduğu, Demokratik açılım yeterince ve doğru şekilde halka anlatılamadığı için AK Parti Habur ile ilgili olarak oy kaybettiği, Öymen’in Dersim konuşması CHP’nin oyunu düşürdüğü, Sarıgül’ün TDH’si CHP’de Dersim’e öfkeli kişilerin gidebileceği yeni bir parti olduğu, CHP lideri Deniz Baykal AK Parti’nin oyunun yüzde 20 olduğunu iddia etmişti. Baykal, “AKP’nin yüzde 20’lere düşeceği tahmini değerlendirmesini ben değil herkes yapıyor. En iyimserler bile yüzde 30-32 olarak görüyor. Kendilerinin yaptığı araştırmalar bile bunu gösteriyor” demişti.

Anketler % 100 sonuç vermez. Bunun açık örneğini seçimlerde gördük. Seçimlerden önce yapılan anketler; AK PARTİ’ye çok az şans verirken, sandıktan büyük bir patlama ile AK PARTİ çıktı. “menfi propaganda” denilen bir şey var. Bu yolla halkın kafası karıştırılır, doğrular eğri, gerçekler yalan, yapılan hizmetler inkâr edilir.

“Demokratik Açılım”ı halk yeterince bilmiyor mu? Halk, bu konunun gerçekten ülke yararına olacağı, birliğimizi yeniden tesis edeceğinden emin değil mi? Bu husus yeterince anlatılmadı mı? Anlatılmıyor mu? Milletin kafası karışık mı? Bunları söylemek için halkın hiçbir şeyi bilmemesi, olanlardan haberi olmaması gerekir. Bu olumsuzlukları ortaya atanlar; ülkeye hizmet etmeyen, yıllarca iktidarda oldukları halde ülkeye bir çivileri nasip olmayan, “Devletin malı deniz, yemeyen domuz”, “suiistimal, kurumlar arası kavgayı” yaygınlaştıran, terörün bitmemesi için her yolu deneyenler, çeşitli ayak oyunları ve halkı tehditle yol alacaklarını sananlardır.

Bu yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için hükümet yollara düşüp, “Demokratik Açılım”ı getirisiyle, varsa götürüsü ile bütün detaylarını halka anlatıyor, kafalardaki soru işaretlerini gideriyor. Hatta bunlara da gerek yok; bu husus 6 yıl önceden başladı. Durmaksızın devam ediyor. Sosyal güvenlik kuruluşlarının birleştirilmesi, aile hekimliğinin devreye girmesi, sağlık çalışanlarının tam gün yasası, anayasanın sivilleşme çalışmaları, askeri personele sivil yargı yolunun açılması, devleti soyan çetelerin bir bir yakayı ele vermesi, mafyanın, terörün bitmesi, işsizlere iş kurma imkânı verilmesi, bütün illerde üniversitelerin açılması, dünyaya barışın getirilmesi, devletler arasındaki küskünlüklerin sona ermesi, ülke ekonomisinin düzlüğe çıkması v.b. bunları üst üste koyduğumuz zaman hükümetin nasıl bir çaba içinde olduğunu açıkça görürüz.(17 OCAK 2010)



Benzer Yeni Konular:
Benzer Eski Konular:

Bu yazı 44 kişi tarafından okundu.  
Yazarın Diger Yazıları: Kazım Öztürk

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile