Klıçdaroğlu İle Başörtü Tartışması

Yazdır PDF

CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Konya’nın Akşehir İlçesi’nde düzenlenen Yörük ve Türkmen Kültür Şöleni’nde, türbanlı bir lise öğrencisiyle, türban sorununu tartıştı.

Şeymanur Örs, “Burada üniversiteye, liselere ve fen lisesine giden arkadaşlarımız var. Acaba, CHP bizim başörtü sorunumuzla alakalı ne yapacak?” diye sordu. Kılıçdaroğlu, türbanlı kıza, “Bizim iktidarımızda göreceksiniz, başörtüsü sorunu da kendiliğinden çözülecek” yanıtını verdi.

Akşehir İlçesi’nde, Akyörder tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Yörük ve Türkmen Kültür Şöleni’ne CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Şölen alanına gelişinde vatandaşların yoğun ilgisi ile karşılanan Kılıçdaroğlu, kısa bir selamlama konuşması yaptıktan sonra Yörük çadırlarını gezerek, vatandaşlarla sohbet etti.

 

         Konya Fen Lisesi 2’nci sınıf öğrencisi Şeymanur Örs, “Burada üniversiteye, liseler ve fen lisesine giden arkadaşlarımız var. Acaba CHP bizim başörtü sorunumuzla alakalı ne yapacak?” diye sordu.

          Kılıçdaroğlu, “CHP iktidar olduktan sonra böyle bir sorun kalmayacaktır. İki temel öge var. Çünkü biz inançların ve ırkların siyasete alet edilmesini istemiyoruz” dedi. Aldığı yanıt üzerine yeniden söz isteyen liseli Örs, “Yani tamamen çıkarılsın mı istiyorsunu” diye sordu.  Kılıçdaroğlu ise, “Hayır hayır öyle bir şey demedim. Bakın, çünkü siyaset inancın konusu değildir. Biz, dini ne olarak algılarız. Dini olduğu gibi kabul ederiz. Tartışmayız dinimizi değil mi ?” diye cevap verdi.
CHP, elbette ki bir siyasi parti olarak halkın; dini, milli değerlerine önem vermek zorundadır. Eğer iktidar olmak, tek başına ülkeyi yönetmek istiyorsa halkın isteklerini görmezden gelemez. Her zaman dediğim gibi Ak Partinin yaptıklarından daha fazlasını yaparsa ileriki seçimlerde tek başına iktidarı yakalar.
Halkın arasına girmek, onlarla dertleşmek, onların yemeğini yemek, suyunu içmek... önemli değil. Önemli olan samimi icraattır.
Şimdi su soruları sormak sanırım hakkımızdır; şimdiye kadar CHP niçin tek başına iktidar olamadı? Neden dedikleriyle yaptıkları birbiriyle çelişiyor? Hatırlarsınız bir zaman- 29 Mart seçimlerinden önce- başı örtülü olarak CHPlilerin arasına giren bir kadını nasıl tartakladılar? Nasıl yüzüne tükürdüler? Nasıl hakaret ettiler? Hatta seçim meydanlarında; her mahalleye Kur’an kursu yaptıracağını söyleyen adaylar çıkmadı mı? hacca gidenlere Kur’an dağıtan, başı örtülülere rozet takanlar bile çıktı. Sonra ne oldu? Hepsinin sahte, yalan, düzmece olduğu, halkı kandırmaya yönelik hareketlerde bulundukları görüldü. 
Halkımız, samimi, içten, gerçekten kendisi gibi inanan, dine, imana, ezana, bayrağa, Kur’ana sadakatla bağlı insanlara değer veriyor. Zira bütün siyasiler de birer halk değil mi? onlar da halkın içinden gelmediler mi? onlar da; her hangi bir şehrin, kasabanın, ilçenin, beldenin, köyün... çocukları değil mi? yani hepsi bizim aramızdan çıkmadı mı? aramızda dolaşmıyorlar mı?
İnsanların dediklerinden çok, yaptıklarına bakılır. Laf ile peynir gemisi yürümez. Niçin yapmadığınızı söylersiniz?
Vakit geçmiş değil. CHP, bundan sonraki bütün siyasi icraatlarında, özellikle TBMM’de; baş örtüsünün serbest bırakılması konusunda kanun teklifi vermesi, daha önce anayasa mahkemesinin bu konudaki bozma kararının yanlış olduğunu, bundan sonra halka karşı durmayacağını, dini değerler, milli değerler, ahlaki değerlerin yanında yer alacağını, bu husustaki bütün çalışmalara destek vereceğini... ortaya koyarsa ve bundan asla vazgeçmezse,  Ergenekon misali yapılanmalara destek vermezse, statükoyu terk ederse... belki.
Hatta bu teklifim  aynı zihniyette olan siyasi partiler için de geçerli. Artık siyaset eskisi gibi yapılmıyor. Daha önceki gibi; zorlamayla, benim dediğim olur anlayışıyla, dediğim dedik, çaldığım düdük... zihniyeti tarihe karışmıştır. (22 Haziran 2009)

KAZIM ÖZTÜRK
ÖZTÜRKÇE



( 0 Votes )

Benzer Yeni Konular:
Benzer Eski Konular:

Bu yazı 193 kişi tarafından okundu.  
Yazarın Diger Yazıları: Kazım Öztürk

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile