Red Purple Black

İlahi Dinler ve Diğerleri

PDFYazdır

İslam - İslam

Her ne kadar bazı kaynaklarda ilahi din, tek tanrıya inananların dini, diye nitelendirilse de gerçekte doğru olan, ilah olarak sadece Allah’ı tek bir ilah kabul edenlerin inancına, ilahi dinler denilmesidir. Çünkü herhangi bir varlık veya sistem de tek tanrı olarak görülüp inanılabilir ama bu inanış biçimine ilahi din demek doğru değildir. Zira ilahi din anlayışında, sadece Allah’a inanma kavramı vardır. Aksi düşünülecek olursa genelde insanlar zaten tek bir şeyi kendilerine ilah kabullenirler. İkinci bir ilah şekli düşünmezler. En azından günümüzde durum böyledir. Bu durumda da herkesin inandığı dini, ilahi din olarak isimlendirmek gerekir ki böylesi de çok yanlış olur. Zira ilahi din, sadece Allah’ı, ilah kabul edenlerin dinidir.

Günümüz insanlarının çoğunlukla benimsediği ilahi dinler, bazı benzerlik ve farklılıkları nedeniyle şu üç gruba ayrılmıştır; Museviler, İseviler ve Müslümanlar… Bu grupların hepsinin ortak noktası, tüm varlıkların ve kâinatın sahibi olarak bildikleri Allah’ı tek bir ilah kabul etmeleridir. En çok bilenen farklılıkları ise, kendilerini aynı doğruya çağıran peygamberlerin farklı kişiler olmasıdır. Ama gerçekte tüm peygamberler gibi bu üç dini temsil eden peygamberlerde kendilerine Allah tarafından beyan edilmiş doğruları insanlığa öğretmek ve anlatmak amacıyla gönderilmiştir. Zira ilahi dinlerden herhangi birine inanan ve Allahın ilahlığını kabul eden herkes bilmelidir ki, gönderilen bu peygamberlerin hepsi Allah tarafından seçilmiş ve Allah tarafından gönderilmiştir. O nedenle birini diğerine üstün tutmak veya birini kabul edip diğerlerini kabullenmemek kesinlikle doğru değildir. Nitekim hepsi Allah’ın peygamberidir ve hepsinin de asıl gayesi, Allah’ın varlığını ve tek bir ilah olduğu kavramını insanlara anlatmaktır.

Diğer dinler diye isimlendirdiğimiz ilahi dinlerin dışındaki inanış biçimleri de her ne şekilde olursa olsun, onu kabullenen insanların inanç ve düşünce tarzıdır. Bu nedenle tekrar belirtelim ki hiç kimse inancından ve yaşantı şeklinden dolayı aşağılanmamalıdır. Zira herkes, bir diğerinin inanç ve düşünce şekline saygı duymak zorundadır.

Budizm, Şamanizm, Ateizm, Satanizm, Taoizm, Hinduizm, Zerdüştçülük vb. burada ismini andığımız veya anmadığımız her bir inanış biçimi ona inanan insanların dinidir ve onlar için kutsaldır. İşte bu saydığımız din çeşitlerini de, ilahi olmayan din grupları olarak sınıflandırıyoruz.

Herkesin fert olarak doğru bildiği şey, elbette kendince doğru olandır. Kesinlikle her bilinen doğru için saygı duyuyoruz. Ama hep birlikte daha doğruya ulaşmak adına birkaç hatırlatma yapmak istiyorum ki, zira şu koskoca güneş, dünya, ay, gezegenler, yıldızlar ve kısaca tüm kâinatın, bildiğimiz bir sistem ya da varlık tarafından yönetiliyor olması acaba mümkün müdür? Zira elbette hepimiz çok iyi biliyor ve tahmin ediyoruz ki tüm bunları yöneten çok büyük bir gücün olması gerekmektedir. Zira bu esrarengiz güçse, imtihan dünyasında olmamız hasebiyle kendisini görüp algılayamadığız Allah olsa gerek. Çünkü Allah’ı görüyor olsa idik imtihan için gönderilmiş olmamızın hiçbir anlamı kalmayacaktı. Her ne kadar biz onu göremesek de, bazı olayların akışından hissettiğimiz kadarıyla onun bizi gördüğü kesindir. Allah’ın var olup olmadığını anlayabilmek içinse, insana bakmak yeterlidir. Kâinattaki her varlık gibi insanda mucizevî bir yaratıktır. Zira bu mucizevî yaratığın sanatkârı ise şüphesiz ki Allah’tır. Nitekim Allahın varlığını anlamak içinse, insanın yaratılış aşamalarını düşünmek yeterlidir. O nedenle Allah’a inanmadığını söyleyen tüm insanlığa sesleniyor ve diyorum ki, gelin kendinize bir iyilik yapın ve Allah’ın varlığını hissetmeye çalışın. Zira şu ana kadar Allah’a inanmamış ve belki bundan sonra da hiç inanmayacak olabilirsiniz. Nitekim bu düşünceniz nedeniyle sizi kesinlikle yadırgamadığımız gibi, aksine inancınıza saygı da duyuyoruz. Ama kanaatimce ve çoğunluğunda inandığı şekliyle yanlış yaptığınızı ve yanlış düşündüğünüzü de üzülerek belirtiyoruz.

Zira insanlık olarak, en doğruyu bulmak ve o doğruya inanıp ona göre yaşamak ve de yaşatmak hepimizin en asli görevidir. Sizi uyarmakta ki tek gayemiz de işte budur.