Çanakkale Savaşında Bilmediklerimiz

Perşembe, 18 Mart 2010 08:19 Administrator Cumhiriyet Tarihi
( 0 Votes )

Çanakkale Destanı ne kadar överseniz övün hakkı teslim edilecek bir destan değil. Ancakdoğru sanılan pek çok yanlış tarihi bilgi olduğu da su götürmez bir gerçek. Gelin bu kez zaferi bilinmezlerine bakarak analım.
Fazıl Yazıcı’nın kaleme aldığı Yitik Hazine Yayınları’nın yayımladığı “Çanakkale’nin Bilinmezleri” Çanakkale, farklı teknik kullanıyor ve kısa anekdotlarla büyük savaşın renklerini tuvale aktarıyor. Eser bir anlamda resimde küçük parçaların birleşmesiyle yapılan  kolaj çalışmasının kitapta  hayat bulmuş şekli. Çanakkale’ye ait küçük parçalar iyi bir tasnifle bir araya getirilmiş, sonunda da ortaya savaşın resmi çıkmış ancak hâkim renk kırmızı.

 

Bindiği Dalı Kesenler

Perşembe, 18 Mart 2010 14:07 Kazım Öztürk Kazım Öztürk
( 0 Votes )
İnsanlar hayatı boyunca affedilemeyecek, kimselerin yüzüne bakamayacağı tarihi hatalar yapıyorlar. Eğer bu, siyasette oluyorsa faturayı en ağır biçimde ödeme şeklinde de olsa bir şey değişmiyor.
O kadar yanlış, o kadar hamakat örneği sergiliyorlar ki;  ülkenin kaderi ile oynanacak bir konuda, ülkeyi yönetmeye talip olanlar; “siyasi hayatıma mal olsa da…” demekte ve de gerçekten siyaset sahnesinden çekilmektedirler. Çekiliyorlar ama ülkeye tarifi imkânsız zararlar veriyorlar. Mesela meslek liselerinin önündeki engeller hala bitmiş değil. Her ne kadar YÖK bazı tedbirler alsa da yeterli olmuyor.
Böylesine yanlış, böylesine ülkeye zarar veren tutum içinde olanların tekrar siyaset sahnesinde...

 

Zebur, Tevrat, İncil ve Kur'an-ı Kerim

Perşembe, 18 Mart 2010 11:50 Mehmet Akif UÇAR Mehmet Akif Uçar
( 0 Votes )
Gördüğümüz ve anladığımız kadarıyla tüm insanlık, tabiî ki birazda doğal olarak sadece kendilerine gönderilen peygamberi ve onun getirdiği ilahi kitabı düstur edinmiş ve işin daha da kötüsü hepsi, bir diğer toplumun kitabını ve peygamberini kötüleyici veya küçümseyici bir anlayış içine girmiştir. Oysaki tüm bu ilahi kitapların kaynağı ve çıkış merkezi, hepsinin de tek bir ilah olarak kabul ettiği Allah’tır. Buna rağmen böylesi bir ayrımcılığı, açık söylemek gerekirse ben sürekli olarak acayip karşılamışımdır. Tüm bu ilahi kitapları, orijinal ya da tercüme edilmiş haliyle okuyup inceleyen, öyle sanıyorum ki çok nadir insan vardır. Hatta ve hatta çok ama çok maalesef...

 

Doyamadım

Perşembe, 18 Mart 2010 09:16 Tuğba Tokat Tuğba Tokat
( 1 Vote )
Doyamadım sana ben... Geç kalmış baharlar gibiydin. Yetişemedim sıcağına. Bir anda uçup gittin hiç bir iz bırakmadan ardında. Sadece kokun kaldı tenimde. Bir peri masalından sonu olmayan uçurumlara yuvarlandım ansızın. Defalarca yürüdüm gittiğin yollarda, hiç bir iz bulamadım senden. Yemyeşil bir bahardın ve ben hiç doyamadım sana. Bir tek kokun kaldı tenimde. Sıcaklığın ısıtmadan ellerimi daha, kucağıma yağmurlar bırakarak gittin. Yüzüm, gözüm sırılsıklam ve darmadağın anılarım. Büyütemedik adını sevda koyduğumuz çiçeği, boynu bükük kaldı bir köşede, güneşe hasret soldu. Ve yüreğim kahroldu bu yitirişlerde. Daha pembeye boyanmadan evimizin duvarları, ıslanmadan...

 

Tarih Yapmak Tarihe Geçmek

Çarşamba, 17 Mart 2010 10:08 Kazım Öztürk Kazım Öztürk
( 0 Votes )
Tarih yapmak, tarihe geçmek. Bu iki kelimeyi söylemek çok kolay. Kelimeler, cümleler, konuşmalar, halk tabiriyle, “edebiyat yapmalar”, “hamasi nutuk atmalar” her zaman karşımıza çıkan, sık sık gündeme gelen rutin olaylardır.
Gelin tarih yapalım, tarih yazalım demekle olmuyor. Çok konuşmakla meseleler çözümlenmiyor. Yattığımız yerden, bir elimiz yağda, bir elimiz balda hiçbir sorun çözümlenmiyor. Tarih yapabilmek ve yazabilmek için; terlemek, dünyaya kendini tanıtmak, varlığınla dünya devletlerine karşı; “ben Müslüman Türk’üm, benim yönetimimde kimse; inancından, düşüncesinden, ırkından dolayı kınanmayacak, herkese adaletli davranılacaktır.” Anlayışını ikame etmek...

 

İslamiyet ya da Müslümanlık

( 0 Votes )
Bu günkü Suudi Arabistan devletinin Mekke Şehrinde dünyaya gelen Ahmet ismindeki son peygamberin öğretilerine inanan insanların dinidir. Zira sonradan ailesi, arkadaşları veya bazı rivayetlere göre Allah tarafından Muhammed diye isimlendirildiği söylenen bu peygamber, Allah’ın, ilahi bir kitap ile birlikte insanlara doğru yolu göstermesi amacıyla gönderdiği son peygamberdir. Her ne kadar İsa(as)’ın yeryüzünü tekrar şereflendireceğini biliyor isek de, o yeni bir kitap ve yeni bir din öğretisi ile gelmeyeceği için Muhammed(as)’ın son peygamber olduğu açık ve net bir bilgidir. Bütün Müslümanlar da bunun böyle olduğuna inanırlar. Allah, son peygamber olan Muhammed(as)’a da, son ilahi kitap...

 

Model Seçimi

Salı, 16 Mart 2010 18:55 mehmet şener Mehmet Şener
( 0 Votes )
Okuldaki öğrencilerin, öğrenciliğinin sağlıklı olarak sonuca varması için kılavuzunu iyi seçmesi gerekir.
İnsanların hayatlarında ki seçmiş olduğu model insanlar çok önemlidir.
İnsanların çoğu önde ki, büyüklerine bakarak bazı konuları değerlendirerek öğrenirler. Özellikle yeni nesil için karar alma noktasında model insanlar çok önem arz eder.
Yeni neslin iyi yönlerinden biri de sorgulayıcı özelliğe sahip olmalarıdır.
Sorgulamak çok güzeldir. Oldubittilere evet dememek güzeldir. Hayatta gerçek birdir. Bu gerçekleri paylaşırken genç nesle iyi örnek olmak zorundayız.

Asıl problem biz büyüklerin örnek alındığımızın farkında olmamıza rağmen yanlışa bizlerin imza atması...

 

Bâkî, Fânî Olmaz

Cumartesi, 13 Mart 2010 19:25 filiz konca Filiz Konca
( 0 Votes )

Ehlullah şöyle buyurur:
“Hayvan ruhunun kıymeti nedir? Hele bir kasaplar çarşısından geçiver! Nice kelleler, işkembeler üzerine konmuş, nice et ve kuyruklar, parça parça ayrılmıştır.”
Adam gibi yaşamak Allah’ın buyurdukları ile olur. Allah’ın emirlerini ne uğruna çiğniyoruz? Dünya hayatına, nefse, şeytana esaretten kurtulmak ve Allah’ın huzuruna layık olmak için neler yapıyoruz? Allah’ın emirlerini ortadan kaldırmaya kalkanların nasıl ortadan kalktığına bir bakalım:
Şems Suresi:
14- “Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.”
Ehlulah tefsirinde şu açıklamalara yer verir:

 

Hasretim

Pazar, 14 Mart 2010 16:14 Tuğba Tokat Tuğba Tokat
( 0 Votes )
Adını hasret koydum... Uzaklarda yanıp sönen bir yıldızdı gözlerin, sen hasretimdin. Hep sensizdim ve özlemekten öyle yoruldum ki korktum sevmekten. Aşktan anladığım beklemek oldu, özlemek oldu, ağlamak oldu gecelerce. Bir vardın bir yoktun, sonu hep kötü biten masallar gibi... Bir kez olsun dokunamadım yüreğine, ellerini saramadım, anlatamadım sana; yüreğine aşkı yazamadım. Hep bekledim. Beni gör, beni anla, beni duy diye hep sustum. İçimde çığlıklar attı yaram, ben sustum, hep sustum... Sen hiç bilmedin bir gerçeği, ben seni severken kendime ihanet ettim. Ulaşılmazım, hasretim, bu yalnızlıklarda yokoldum, sen beni hiç görmedin. Tutunduğum yüreğini alıp gittin o uzak şehirlerden...

 

Herkes Halktır,Halkın İçinden Gelmiştir

Pazar, 14 Mart 2010 12:12 Kazım Öztürk Kazım Öztürk
( 0 Votes )
Halkın içinden, halkın istekleri doğrultusunda, halka hizmet için seçilir siyasiler.  Sadece seçimden seçime, yalnızca oy zamanı halkı hatırlamazlar. Seçimle gelinen makamlar, atama yoluyla ulaşılan mevkilerin hepsi böyledir. Mesele sadece makam ve mevki meselesi ile bitmiyor. Ticaret yapan, sanayi ile ilgilenen, fabrikalar kuran, ülkenin ekonomisini elinde tutan herkes aynı pozisyondadır. Durum böyle olunca; her insan, her görevli ve her makam sahibi işini, bulunduğu görevin sorumluluğunu idrak eder ve sonuçta halka daha iyi hizmet etme yolları arar. Zaten; hiç kimse; “ben halk değilim, halkın içinden gelmedim, halkı tanımıyorum, halkın isteklerine kulak tıkıyorum, halkı kendimden aşağı...

 

Affedilmeyen Günah

Cumartesi, 13 Mart 2010 15:03 mehmet şener Mehmet Şener
( 0 Votes )

Bu yazıyı yaşımın etkisiyle yazdım. Bir teyze sabahleyin çokta gençti dedi. Dün öldü. Bugün salası okunan kişi için. Yaşı kaçtı dedim?
Elli dedi. Benim yaşımın da elliye ramak kalmasından esinlenerek yazdım. Biraz da sitem ettim. Sabah sabah teyze dedim. Kul hakkına dikkat etmezdi dedi.
Özür diledim ve ayrıldım. Kul hakkı dedi teyze.
Kul hakkının ne kadar ağır günah olduğunu öğrenmek isteyenlere peygamberimizin son günlerini kısaca hatırlatmakta fayda var.
O, büyük peygamber kıyamet gününde ki kul hakkının günahının ağırlığını biz ümmetine ne kadar sorumluluk gerektirdiğini açıklamak için üç gün sahabeye sorar.

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 78

Kimler Var

Şu anda 102 konuk ve 1 üye çevrimiçi

Online Üyeler



Üye Formu

Son Eklenenler