KAZMA VE NUR
Kazma Nur Bahşetsin
Hz. Mevlana şöyle buyuruyor: Filozof başını duvara vursun. Onun inkar etmesiyle Hak gizlenmez. Suyun, toprağın ve çamurun konuşmasını gönül sahiplerinin duyguları duyar. Filozof, Hannane direğini inkar eder. Zira o velilerin duygusuna yabancıdır. Der ki, “Halkın sevdası birçok hayaller, düşünceler vehmetmeye sebep olur. Nefsindeki küfür ve fesat akseder. Onun inkarı kendi hayalatını artırır. Filozof cinleri inkar eder ama, şeytanın maskarası olduğunu bilmez.Şeytanı görmedinse kendine bak. Deli olmadan, cin çarpmadan alın böyle göğerir mi? (duvara çarpılır mı?) Her kimin kalbinde bir şüphe gizliyse dünyada gizli bir filozof var demektir.Zaman zaman inanırsa da filozofluk damarı yüzünü karartır.
Ey müminler, felsefeden sakının. Sizde nihayetsiz alemler gizlidir.(1/3386 vd.)
Hz. Mevlana “Mesnevi”sinde şöyle bir hikaye anlatır: (2/1650 vd.)
“Kur’an’a çalışan birisi “Mâüküm gavren” ayetini okuyordu. (Mülk:30)
Yani, “Suları sizden gizlesek, yeryüzü pınarlardan mahrum kalsa,
Bizim ihsanımız olmayınca, onlara suyu kim akıtabilir?”
O sıra aşağılık bir felsefeci mektebin yolundan geçiyordu.
Kötü kalpli adam, bu ayeti işitince, “Biz suyu ilimle çıkarırız,
Sivri, kazma ve külünkle aşağıdan yukarıya akıtırız” dedi.
O gece rüyasında yüce birisi görünüp, tokatıyla iki gözünü de kör etti.
“Ey kör! Doğrucuysan gözünün pınarına kazma nur bahşetsin” dedi.
Uyanınca gözlerinin kör olduğunu, iki gözünden de nurun uzaklaştığını gördü.
Eğer sıdk ile tövbe ve istiğfar etseydi, yine gözünün nuru geriye dönerdi.
Lakin istiğfar hem elde değildir, hem de tevbe herkesin gönlüne yol bulmaz.
Kötü işlerin uğursuzluğu tevbenin kalbine yol bulmasına mani oldu.
Gönlünün katılığı sert bir kaya gibi, tevbenin erişmesi mümkün değil.
Ona Şuayb gibi birisinin duası ister ki, ekin ekmesi için Huda, dağı toprak haline getirsin.
Halil’in duada sadık oluşu yüzünden güç ve imkansız olan iş mümkün oldu.
Hem, Mukavkıs Peygamber’den dileyince kötü ve taşlık yer bir tarla oldu.
Lakin kişinin inkarı da işi ters görüp altını bakır, sulhu savaş yapar.
O inkar eden, daha kötü bir hale sebep olma kehribarıdır. Ekine uygun toprağı taşlığa çevirir.”
Hz. Mevlana şöyle buyurur: “Tevbe; isyan sarhoşlarının ağzına meze olamaz ki.”


