• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • Mainbody Dark Theme
  • Mainbody Light Theme
  • Layout: 2 Left columns + Mainbody
  • Layout: Mainbody + 2 Right columns

Erhan Göksel, 2009 için uyarılarda bulundu

e-Posta Yazdır PDF

2007 Mortgage krizi önceden gören Erhan Göksel, 2009 için uyarılarda bulunduYeni bir kriz etnik savaş çıkarır *İki yıl önce 2007’deki Mortgage krizi önceden görüp uyaran VERSO Araştırma Şirketi Sahibi ve Stratejist Erhan Göksel, yaklaşmakta olan kriz için bir kez daha uyardı.
*Dünyadaki krizden tsunami dalgası gibi Türkiye’nin de etkileneceğini söyleyen Göksel, 2009 başında çıkacak büyük krizden Türkiye’nin kötü şekilde etkileneceğini belirterek, “Önümüzdeki süreçte, kaçınılmaz bir şekilde devalüasyon tehlikesi var. Bu devalüasyonu dolar, euro olarak düşünmeyin. Topyekün devalüasyon. Tehlikesi var değil, olacak. Falcı değilim, rakamlara bakarak söylüyorum” şeklinde konuştu.
* Krizin siyasi sonuçları için 3. dünya savaşı çıkabileceği yorumunda bulunan Erhan Göksel, “Eğer bu kriz, Türkiye’de tsunami etkisi oluşturursa, inşallah olmaz ama, o zaman bir Türk-Kürt savaşı çıkar. En büyük korkum bu” diye konuştu.

İki yıl önce 2007’deki Mortgage krizi önceden görüp uyaran VERSO Araştırma Şirketi Sahibi ve Stratejist Erhan Göksel, yaklaşan kriz için bir kez daha uyardı. ABD’de başlayan krizin palyatif tedbirle atlatılamayacak kadar büyük olduğunu savunan Erhan Göksel, küresel ekonomik krizin asıl büyük etkisini 3-4 ay sonra 2009’un başında göstereceğini ifade etti. Krizin siyasi sonuçları için 3. dünya savaşı çıkabileceği yorumunda bulunan Erhan Göksel, “Eğer bu kriz, Türkiye’de tsunami etkisi oluşturursa, inşallah olmaz ama, o zaman bir Türk-Kürt savaşı çıkar. En büyük korkum bu” diye konuştu. Göksel, ABD’den dev bankaların batışını, kapitalizmin çöktüğü düşüncelerini ve Türkiye’nin yaklaşan büyük finans krizinden nasıl etkileneceğini gazetemize değerlendirdi.

Amerika Sosyalist Devletleri!
2005’de ABD mortgage krizi ile 2009’da finans krizinin olacağını nasıl tahmin ettiğini anlatan Göksel, “Çünkü bu bir zincir. Kapitalizmin bugünkü politikaları çökmüştür. Bu kriz, kapitalizmin yapısal sorunudur. ABD bu krizi, para politikaları ile ötelemeye çalışıyor. ABD bir çeşit sosyalistleşiyor. Şimdi çok ilginç bir noktaya doğru gidiyor. Artık ABD’ye, İngilizce USSA, Amerika Birleşik Sosyalist Devletleri demek lazım” dedi. 
700 milyar dolarlık yeni paket geçerse komik bir durumun daha oluşacağını belirten Göksel, “Paketin ana maddelerinden birisine göre, devlet sıkıntıda olan banka veya şirketleri sübvanse etmiyor veya borç vermiyor. Onların riskli olduğu kadar rakamı hisse senetlerine devlet alım garantisi veriyor ve bir vade tanıyor. Diyor ki, senin 100 liralık borcuna ben kefilim. İki sene sonra bu hisse senetleri 80 lira olursa aradaki 20 lirayı ödeyeceğim diyor. Ama eğer hisse senetleri değeri artar 150 lira olursa artan 50 lira benim diyor. ABD, borsa oyuncusu gibi oldu. Bu da Çin’i hatırlatıyor. Bu yasa geçerse, Amerika Birleşik Halk Cumhuriyeti adı da verilebilir. Bütün bunlar, kapitalizmin küreselleşme politikalarının çöktüğünün işareti” diye konuştu. 
ABD’de bu krizle birlikte sermayenin el değiştireceğini belirten Göksel, “Bir zengin battığında para yok olmaz, başkasına gider. ABD’de küresel sermayenin aktörleri değişecek. Baş şirketlerde değişiklik olacak. Ama bu kriz, 3. dünya ülkelerine tsunami dalgasıyla geldiğinde dünyadaki kapitalist hiyerarşisini değiştirecek. Ülkelerin, lig değişikliği olacak. Ama kapitalizm tamamen çökmeyecek” dedi.
Krizin Avrupa’ya yansımasını göstermemek için rakamların saklandığını belirten Göksel, “Avrupa, ABD’den daha kötü durumda. Çünkü ABD’de kriz olursa, ki olacağına kuşku yok, 2009’un başında bu işin olacağı görünüyor. 3-4 ay sonra. O zaman ABD’de yüzde 60’ını ihraç eden AB, en ağır patronu kaybetmiş olacak” dedi.
Aynı tehlikenin Türkiye için de geçerli olduğunu belirten Göksel, “ Biz de ihracatımızın yüzde 58’ini Avrupa’ya yapıyoruz. Avrupa çökerse, Türkiye de çökecek. Bu bir zincir. Çünkü bütün dünya düzeni, bir kapitalist düzen. Bütün pazarlar birbirine bağlı. Bunun adı da zaten, küreselleşme veya küresel kapitalizm dedikleri olay” dedi.

Krizin siyasi sonuçları
Finans krizinin dünya ve Türkiye siyasetine etkisini de değerlendiren Erhan Göksel, “Eğer ABD, bugün dünyadaki kapitalizmi kendisine uydurarak komünist devlet olmasına rağmen kapitalist kurallarla oynayan Çin ile yeniden masaya oturup dünyadaki paylaşım alanları yeniden değerlendirmezse 3. dünya savaşı çıkacaktır. Tıpkı kapitalizmin kendi iç çelişkisi nedeniyle çıkan 1 ve 2. dünya savaşında olduğu gibi. Ama ABD küresel dünyanın liderliğinde bunu gördüğünü biliyorum. Genel eğilim Çin ile masaya oturmak yönünde. Dünyayı bir çeşit ikinci Yalta gibi yeniden paylaşacaklardır. Paylaşmazsa ABD kapitalizminin sonu gelecektir” dedi. Türkiye’ye etkisini de değerlendiren Erhan Göksel, “Benim bir tezim var: ‘Siyasette hangi vitesle iktidara çıkarsanız, o vitesle inersiniz’. AKP yolsuzluk ve yoksulluk viteslerine kullanarak iktidar oldu. Şimdi yolsuzluk konusunda ciddi töhmet altına girdi. Yıpranıyor. Ama bundan da önemlisi, yoksulluk vitesiyle inecektir. En büyük kriter bu. Eğer bir kriz olursa, Türk halkı fakirleşecektir, yoksullaşacaktır. Bu AKP’nin ciddi biçimde sonunu getirecektir” dedi. Göksel, “Türk halkının muhafazakar kimliği, bölge ve İsrail politikalarından dolayı, ben Türkiye’de AKP tabanının üzerine yükselecek başka bir alternatif hareketin yelkenlerinin şişeceğini düşünüyorum. Ama dünyadaki her ekonomik kriz, etnik savaşları ve çatışmaları tetiklemiştir. Şayet, Türkiye’de ekonomik bir deprem olursa, inşallah olmaz ama, o zaman bir Türk-Kürt savaşı çıkar. En büyük korkum bu” dedi.

Erdoğan’a eleştiri
Türkiye’nin bu krizden fırsat çıkarabileceğini söyleyen Başbakan Erdoğan’ı da eleştiren Erhan Göksel, “Sayın Başbakan’a birkaç şeyi hatırlatmak istiyorum. Türkiye’nin anormal bir cari açığı var. Dünya genelinde en büyük cari açık ülkemizde. Miktar olarak önemli değil. GSMH’ye oranı yüzde 7,4’ü bulmuştur. 7’inin üstüne çıkmış bir ülke yönetilemez. Bu cari açığı da biz, yüksek faizle kapatıyoruz. Türkiye, AKP iktidarı döneminde 49 milyar dolar özelleştirme yapmış. Bu özelleştirmenin tamamı, cari açığı finans etmek için faize gitmiştir.
Şimdi Türkiye’nin yaşayabilme olanağının olması, borçlanabilme imkanına bağlıdır. Dünyadaki faizin iki katını ödüyorsunuz uluslar arası tefecilere. Bu faizin karşılığında, size yeni borçlar veriyorlar. Bu nereye kadar sürdürülebilir?” dedi.
Dünya kapitalizminde sıkıntı çıktığında borç veren sermayenin ülkelerine döndüğünü vurgulayan Erhan Göksel, “O zaman Türkiye cari açığını finanse edemez. Yetmiş sente muhtaç duruma düşer” dedi.

Türkiye’de develüasyon olacak
Bu krizin 2001’dekine benzemeyeceğinin altını çizen Erhan Göksel, “Bu kriz çok daha kötü. Daha farklı sonuçlar doğuracak. Kötülüğünün nedeni, Türkiye’deki özel sektörün, AKP iktidara geldiğinde 27 milyar dolar dış borcu varken, bugün bu borç 176 milyar dolara çıkmıştır. Dışarıya libor artı 3-4 ile borçlanıyorlar. Bunların bir kısmı elbette yatırım için yapılıyor. Ama büyük kısmı bu parayı bozarak gelip devlete satıyor. Devlete faizle borç veriyorlar. Zaten piyasada eşek yüküyle dolar olmasının nedeni bu” dedi.
Kriz ortamındaki olabilecek devalüasyona dikkat çeken Göksel, “Böyle bir ortamda, Türkiye’de olabilecek bir devalüasyon, bütün özel sektörün anahtarının yabancılarına eline geçmesini yol açar. Bunu BDDK başkanı gördü, uyardı. TOBB başkanı Hisarcıklıoğlu da gördü, uyardı. Aslında özel sektörün hepsi bunu biliyor. Bilmeyen Sayın Başbakan.
Önümüzdeki süreçte, kaçınılmaz bir şekilde devalüasyon tehlikesi var. Bu devalüasyonu dolar, euro olarak düşünmeyin. Topyekün devalüasyon. Tehlikesi var değil, olacak. Falcı değilim, rakamlara bakarak söylüyorum” şeklinde konuştu.
Dünyadaki küresel konjonktürden kaynaklanan yüzde 30’luk ani bir devalüasyonun Türkiye’deki bütün hayatı durduracağını belirten Göksel, “Ve herkesin atladığı bir şey var. Türkiye AKP iktidarı döneminde yoksullaştı. Gelir dağılımı bozuldu. Bütün dünya kalkınırken, Türk halkı yerinde saydı. Daha kötüye gitmediği için iki dönemdir AKP oy alıyor. Daha ileriye giden kim? Zenginler. AKP iktidara geldiğinde Forbis dergisine göre 6 tane dolar milyarderi vardı bugün Türkiye, Fransa ve İngiltere’den daha fazla dolar milyarderine sahip. 36 tane” dedi.
Böyle bir noktada tsunami dalgasının Türkiye’yi aniden vuracağını dile getiren Erhan Göksel, “Dalgayı biz kıyıya vurduğu zaman göreceğiz. Şu anda deniz açık. Aradaki zaman çok kısa. Türkiye ithalat ile ihracat arasındaki fark, her ay yüzde 30 ile 50 arasında büyüyor. Bu dehşet bir denge. 2002’de AKP iktidara geldiğinde biz dışarıya sattığımızın yüzde 21’ini ithal edip,  yüzde 79’u Türkiye’nin ürünüydü. Şimdi yüzde 24 Türk üretimi, yüzde 76’sı ithal mal oldu” dedi. Türk burjuvazisinin, yabancıların acentesi haline geldiğini ifade eden Göksel, “İstanbul yabancıların temsilciliği haline gelmiştir. Bir ülkenin bankalarının yüzde 44’ü yabancıların eline geçmişse, ülke içinde kullanılan kredilerin yüzde 77’si yabancılar tarafından veriliyorsa, sigorta şirketlerinin yüzde 80’i, borsanın yüzde 83’ü yabancıların kontrolünde ise, siz elinizdeki stratejik kuruluşlar dahil her şeyi sattıysanız, siz zamanla kendi mülkünüzde başkasının kiracısını olursunuz. Türkiye, bütün değerlerini yitirmiş, bütün varlıklarını satmış, Türkiye üretemeyen, borçla dönen, çocuklarımızın geleceği bile ipotek altına alınmış bir ülke haline gelmiştir” dedi. Böyle bir ekonomiye rağmen ‘Bu kriz, bizim için fırsat olabilir’ demenin cehaletten başka bir şey olamayacağını belirten Göksel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sayın başbakanın gelecekte tarih önünde eleştirilip, yargı önünde yargılanıp mahkum olacağı tek şey, önümüzdeki dönemin iktisadi krizin gerekçelerini görmemiş ve anlamamış olmasıdır. Tarih bunu yazacaktır. Tarih rejimi değiştirmeye çalışıyor diye yazmayacaktır. Türkiye cumhuriyeti devletinin ipotek altına sokulması AKP döneminde olmuştur. Bunda bu ülkeye borç veren küresel sermayenin yüzde 60’ının Yahudi sermayesi olduğunu özellikle hatırlatıyorum. Müesses nizamla çatışan AKP iktidarı, kendini korumak için özellikle kapatma davası süreciyle müesses nizamın büyük hatalarıyla, kurtuluşu küresel sermayeye sarılmakta bulmuştur. Türkiye, AKP’nin kapatılmayacağını yabancı tefecilerden öğrendi. Türkiye’de AKP’nin lobisini yapanlar yabancı tefeciler oldu. Neden AKP’yi çok sevdikleri için mi? Hayır. AKP kendilerine hizmet ettiği için. Aynı şekilde kapatma davasından sonra Türkiye dış politikada İsrail ile tam bir uyum ve paralellik içinde hareket ediyor”

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
Küçük Sayfa | Büyük Sayfa

busy
 

Our valuable member Administrator has been with us since Pazartesi, 04 Ağustos 2008.

Show Other Articles