Red Purple Black

AKTÜTÜN KARAKOLU BASKINI VE TERÖR

PDFYazdır

Bloglar - Bloglar

 

Kazım Öztürk

eğitimci/şair/yazar

www.antoloji.com/kazim_ozturk

www.gruplar/antoloji.com/konyalisairler (kurucusu)

www.gruplar/antoloji.com/kuranyolunda (kurucusu)

    AKTÜTÜN KARAKOLU BASKINI VE TERÖR

   300 kişilik terörist grup, Aktütün karakoluna gelip güpedündüz onlarca mehmetçiğimizi şehit ediyor! bütün ülkenin yüreği yandı. analar babalar, kardeşler, bacılar, evlatlar... ağladı! feryatların sesi göklere yükseldi!

 yıllardır başımızı ağrıtan bu törer belasına  dur diyenler var ama, her ne dense, bir türlü hızı kesilmiyor. aklımın almadığı bir husus; güpegündez, karakol baskını yapılıyor, onlarca askerimiz şehit ediliyor! peki, bunlar buraya gelirken hiç gören olmuyor mu? nöbetçisinden, amirinden, en üst rütbesinden en alt rütbesine kadar...o da bir tarafa; o bölgede binlerce askerimiz yok mu? bu karakola daha önce de bir kaç sefer baskın yapıldı, şehit verdik! yine aynı şekilde... adamlar, elini kolunu sallaya sallaya geliyor, öldürüyor, yakıyor, yıkıyor, talan ediyor...

   sonra da beyanatlar veriliyor. verilen beyanatlar doğrusu beni tatmin etmedi. mazeretler üretiliyor. üretilen bütün mazeretler, yapılan beyanatlar dostlar alış verişte görsün cinsinden...

  teknolojinin zirvede olduğu şu zamanda; termal kameraların bulunduğu, uydudan takiplerin yapıldığı, adeta uçanla kaçanın bile kurtulamadığı bir çağda, nasıl oluyor da teröristler karakol basıp, insan öldürüyor? nasıl yollara mayın döşüyor? tabir yerindeyse, her insanın; ne yediği, ne yaptığı, nasıl bir iş ürettiği, hatta hangi televizyon dizisini izledi.... konusunda detaylı bilginin alındığı bir ortamda nasıl hala terör sürüyor? terör niçin bitmiyor? neden bitirilmiyor? aklım almıyor bir türlü. bunda ihmal değil, ihanet var.

   meseleyi sadece bir iki kınamayla geçiştirmek, terörü önlemez. önlemiyor ve eğer kesin, köklü, kalıcı... tedbir alınmazsa önlenemeyecek de...

    bu, sadece iktidarın meselesi değil. sadece siyasilerin işi değil. hepimizin el birliği halinde, kafa kafaya vererek, üstüne gitmemiz gereken en önemli ve milli bir meseledir. hamasi nutuk atarak olmuyor bu işler.

       daha şehitlerin acısı bitmeden- ki hiç bir zaman bitmez ve bitmeyecek- Diyarbakır'da polis servis aracına yapılan terörist baldırıyla irkildik!  yukarıda dediğim; "İhmal değil, ihanet var" sözümü yinelemek istiyorum. şehir merkezinde, milletin bulunduğu yerde, herkesin gözü önünde!... hayret ki ne hayret!

         tabii ki terörizmin uluslararası boyutu var. elbette teröre destek veren iç ve dış hainler mevcut. içerdeki hainlere; "Dur" demeden, dışarıdaki uluslararası terör destekçilerini hizaya getirmeden terör biter mi? bu mümkün mü? bana göre değil. çünkü terörden para kazananlar var. kan üzerinden siyaset yapanların sayısı az değil!

         peki durum böyle olunca elimiz kolumuz bağlı bekleyecek miyiz? terör belasının yok edilmesi için hiç bir radikal tedbir almayacak mıyız? valla başkasını bilmem ama hükümetin aldığı tedbir yerinde gibime geliyor. ancak diğerlerinin buna; "Evet" demesi gerekmektedir. hatta evet demeye mecburlar. zira bu, rast gele bir konu değil, milli bir mesele. terör üzerinden kimsenin siyaset yapması, oy hesabı içine girmesi kadar insanlık dışı bir tutum olamaz.

Birliğe Doğru

 

Kur'an; şöyle der: "Birliği bozma,

Teröre sapıp, şımarıp azma..."

Kendi elinle kuyunu kazma,

Haydi dostlarım birliğe doğru.

 

Tarihten gelen bir sözümüz var,

Şerefle dolu şanımız var, özümüz var,

Yıkılmayan temelimiz, kökümüz var,

Haydi dostlarım birliğe doğru.

 

Kimseye soykırım yapmamışız,

Teröre bulaşıp, ihanete kaçmamışız,

İnsanların elinden hakkını almamışız,

Haydi dostlarım birliğe doğru.

 

Hainler bize zarar veremez.,

Hiçbir düşman inanca set geremez,

Kenetlenince araya şeytan gelemez,

Haydi dostlarım birliğe doğru.

 

Düşmana karşı yumruk olalım,

Tek vücut halinde kuvvet bulalım,

Satılmış itleri yurttan kovalım,

Haydi dostlarım birliğe doğru.

 

Kazım Öztürk 9 EKİM 2008