Ah Şu Dalkavuklar

Yazdır PDF
( 1 Vote )
Taa İttihat ve Terakki’den beri anlatılır, siyaset sahnesinde her zaman mevcut olan dalkavukların hikâyesi. Eski gazeteleri karıştırırken doksan seneyi geçmiş bir yazı bugünkü olaylarla bağlantılı gibi geldi. Birazdan o yazıyı aktaracağım.
Dalkavukluk hemen her devirde geçer akçe olmuş, şöyle ya da böyle hakkında çok şey yazılıp söylenmiştir. Türk dili uzmanı ve eğitimci Ahmet Cevat (1887 Girit- 1961 Ankara) doksan sene evvel yazdığı yazısında dalkavukluğu eleştirmekteydi.
Osmanlı tarihinde olsun Cumhuriyet tarihinde olsun dalkavukluk hiçbir zaman eksik olmadı. Hangi siyasal meşrebe mensup olursa olsunlar insanlar yetki sahibi olanlara yaranma yarışından bir an için geri kalmadılar...

 

İran’a Tarafsız Yaklaşabilmek

Yazdır PDF
( 3 Votes )

Tarih, geçmişe ait olup bitenlerden ders çıkarmak, ibret almak için değil de; hikâye diye okunursa, elbette ki, asıl beklenen faydayı vermeyecektir. Ve tarihin bize verdiği bilgiler bir ışık hükmündedir. Bu ışıktan gözleri rahatsız olanlar belki gözlerini kapayabilir, ama o ışığın ilerlemesi, geleceğin içine doğru nüfuz etmesi, göz kapamakla önlenemez.

Hadiselerin içinde yaşamak, onları bütünüyle kavramak için yeterli olmayabilir, çok kere. Ormanın içinde olanların ağaçların, dal ve yaprakların ötesindeki âlemi bütünüyle algılaması, ormana dışardan bakanların içerde neler olduğunu anlamalarından daha güçlü olmayabilir.

 

İran; Zamanın Ruhunu Yakalamak Zorunda

Yazdır PDF
( 1 Vote )
Yirminci asrın kara bulutlar gibi topraklarımıza çöktüğü yıllardı. Devleti Aliye kendi evlatlarının ihanetine kurban olmuş, altı yüz yıllık bir miras çok kısa zamanda Batı hayranı şuursuz evlatlarının elinde tarumar olmuştu. Balkanlar, Anadolu, Ortadoğu ve bir vakitler Osmanlı atlılarının toz kaldırdığı bir beşer coğrafyasında devrin zalimleri ortalığı kana bulamakla meşguldüler. Artık Türk yoktu, artık Osmanlı yoktu. Muhammed Mustafa’nın (sav) Hüseyin b.Ali’nin, Selaaddini Eyyubi’nin, Sultan Fatihin mirası ehli küfrün çizmeleri altında inlemekteydi. Yirminci yüzyıl bir karabasan gibi çökmüştü coğrafyanın üzerine.
Birileri kabullenemedi bu kötü gidişi, birileri rıza...

 

Fırkayı Naciye; Şia-Sunni Dialoğu

Yazdır PDF
( 0 Votes )
Allah resulü (sav)  bir hadislerinde uzunca bir izahattan sonra; kendi ümmetinin de yetmiş üç fırkaya ayrılacağını ve bunlardan sadece bir tanesinin fırkayı naciye, yani kurtuluşa eren yol olacağını bildirir. O mübarek peygamber ömrü boyunca da fırkayı naciyenin Kur'an-ı kerim'e ve Ehlibeytine sıkıca sarılanlar olduğunu anlatır. Yine yüce Mevla kitabında Allahın ipine sıkıca sarılmadıkça kurtuluşa eremeyeceğimize dikkati çeker. Ayeti celilelerde Sünneti saniyeye sımsıkı sarılmaktan başka yol gözükmüyor. Mevla kitabında Resulüne (sav) itaati kendisine itaat olarak gösteriyor. Ve ''O kendinden bir şey söylemez.'' diye bizi uyarıyor. Nebi-i Muhterem (sav) hazretleri de kurtuluş yolu...

 

Yürüyüş Kararı İdeoloji

Yazdır PDF
( 0 Votes )
Askeriyede sıradan bir eylemdir yürüyüş kararı saymak. Her gün aynı saatte aynı yerde içtima olunur ve başta bir rütbeli avazı çıktığı kadar bağırır; "YÜRÜYÜŞ KARARI SAYILACAK!" "SAY!!!" bildik hamasi cümleler dört adıma uydurularak, belki de adımlar bu hamasi cümlelere uydurularak, bağırılır. Ova inler vadi inler ve baştaki rütbeli adeta mest olur. Maazallah yakında bir de üst rütbeden bir zatı muhterem varsa bölük adeta yırtar kendini.
Sıradan bir eğitim günü, yine uygun adım yürüyor ve bağırıyoruz; "HER TÜRK ASKER DOGAR" tekrarların sonu yok. Hemen arkamdaki Mardinli arkadaşın ince telden sesi geliyor kulaklara, "ulan, Kürtler ne doğuyor?"  gülesin gelir gülemezsin. Bu söz...

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 4