Yazdır
PDF

HELLENİZM ve ANADOLU’DA HELLENİSTİK DÖNEM

Yazar Editors on . Posted in Hicran Dergisi - Arşiv

HELLENİZM ve ANADOLU’DA HELLENİSTİK DÖNEM

Hellenizm
Hellenistik dönem, Büyük İskender’in M.Ö. 330’da Perslerin başkenti Persepolis’i işgaliyle başlar. M.Ö. 30’da Kleopatra’nın intiharıyla sona erer. Hellenizm, iki kültür öğesinin, Grek ve Önasya kültürlerinin karışıp kaynaşmasıyla oluşmuştur.
Devrin Özellikleri
Hellenistik dönemde eğitim ve öğretim asıl önemli olan temel unsurdur. Bütün insanlar hukuk bakımından eşittir. Sadece aydın olan ve aydın olmayan farkı vardır. Arkaik ve Klasik devirlerde ise Grekçeyi bilmeyen her birey barbar olarak nitelendirilmiştir. Arkaik ve Klasik devirlerden farklı olarak Hellenistik devirde kadın-erkek eşitliği görülmektedir.
Hellenistik devir devletleri ulusal nitelikten sıyrılmış, geniş arazili devletler olarak karşımıza çıkar. Devletler milliyet duygusu taşımazlar ve mesleklerinde uzmanlaşmış memur kadroları tarafından yönetilirler. Klasik devir için ise ideal devlet “Şehir Devleti”dir. Devlet işlerini halk bağımsız bir şekilde yürütmüştür.
Dini bakımdan Klasik devir ile Hellenistik devirdeki anlayışı şöyle özetleyebiliriz. Klasik devirde her devletin kendine özgü bir baş tanrısı ve buna uygun olarak ibadet ve uygulama şekli vardı. Daha sonraları çok az bir şekilde dini birlik görülmüştür. Hellenistik devirde, her ulusun sahip olduğu din başkalarınca tartışmasız olarak kabul edilmiş, özellikle Önasya’nın büyük tanrıları Hellenistik devir içinde saygı görmüş, gelişmiş ve uluslararası düzeye ulaşmışlardır.
Anadolu’da Hellenistik Dönem
Anadolu’da Hellenistik dönem M.Ö. 334‘te Büyük İskender‘in Hellespontos’a (Çanakkale Boğazı) geçişiyle başlamıştır. Makedon filosu Çanakkale Boğazını denetim altına aldığından, ordu hiç zorluk çekmeden Asya kıyısına geçmiştir. Makedon ordusu ilerleyerek bugünkü Lapseki üzerinden doğuya doğru ilerlemiştir. Bu sırada Pers ordusu Granikos (Biga Çayı) yakınında bulunmaktadır. Neticede Pers ordusu ve Makedon ordusu Granikos çayı ortada kalmak üzere karşı karşıya gelirler. Pers ordusu Makedon ordusuna göre daha güçlü durumdadır. Ayrıca Pers ordusu içinde paralı Grek askerleri bulunmaktadır. Korinthos kongresinde bütün Yunan kentleri Perslere karşı birleştiği halde Grek askerlerinin ücretli olarak Pers ordusu içinde yer alması İskender’i kızdıran bir olaydır. Tüm bu üstünlüklere rağmen Granikos savaşı, Makedon ordusunun zaferiyle sonuçlanır. Pers ordusu içinde yer alan 2000 Grek askeri ise esir alınmıştır. Bu askerler en ağır işlerde çalıştırılmak üzere Makedonya’ya gönderilmiştir. Granikos savaşı sırasında ırmağı geçerken ölen 25 Makedon askerinin tunç heykelleri İskender tarafından dönemin ünlü heykeltıraşı Lysippos’a yaptırılmıştır.
Granikos Savaşından sonra İskender güneye inerek Sardes’e girmiştir. Sardes çok iyi korunmasına, çok iyi önlemler alınmış olmasına rağmen İskender’in ordusuna karşı koyamamıştır. Sardes’in önemi ise doğu-batı yolları üzerinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Sardes’in alınmasından sonra Mağnesia (Manisa) ve Tralles (Aydın) kentleri de karşı koymadan Iskender’e teslim olmuşlardır. Daha sonra Miletos ve Halikarnassos Makedon ordusu tarafından alınmıştır. Böylece Batı Anadolu’nun güney ucundaki Pers direnmesi kırılmıştır.


Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile