






| Camiler genelev olsun diyen... |
|
|
|
İsmail KILIÇARSLANCamiler genelev olsun diyen bunağı desteklediler.
Olaydan belki de haberiniz vardır. Muazzez İlmiye Çığ, İzmirli bir avukat tarafından "başörtüsüne ve dini değerlere hakaret ettiği" gerekçesiyle mahkemeye verilmişti. Değerli medyamız da ayaklanmıştı. "Efendim, 92 yaşındaki bir bilim kadını, muazzez ve aydın bir insan; sırf bilimsel ilgi alanına giren bir konuda 'Sümerlerde fahişeler baş örtüsü takıyordu' dediği için yargılanır mıymış?" Evet, basınımız bizi böyle manipüle etti. Ben de, ne yalan söyleyeyim; "adamlar haklı abi" diye düşündüm. Öyle ya. Başörtüsü pekala, başka bir toplumsal yapıda, başka bir kültürel havzada bu amaçla kullanılabilirdi. Bu tarihsel olguyu tespit etmek, niçin mahkemeye konu olsundu ki?
Ama, kazın ayağı öyle değilmiş. Pek sayın Muazzez hanımın Açık Gazeteden Birsel Altınel'e verdiği söyleşide sarf ettiği ve "Vatandaşlık Tepkilerim" adlı kitabında da yer verdiği görüşlerini okuyalım ister misiniz?
"O sıralarda televizyonlarda, gazetelerde genç güzel başı bohçalı ve makyajlı bir hanımın tarikatlarda imam nikahı Fakat ülkemizde din kanunu değil, medeni kanun geçiyor. İmam nikahı, diye hem kanunu çiğniyorlar, hem de Allah'ın adını kullanarak insanları kandırıyorlar. Yine televizyonlarda görmüştüm, Fatih'te bazı evlerde yapıldığı gibi geneleve de bir hoca konsun, geleni nikahlasın, çıkanı boşasın diye yazdım." Gördünüz değil mi bilimsel tespiti? Kadın, utanmadan, inandığım, kutsal saydığım, gitmekten şeref duyduğum camilere "genelev olsunlar" teklifini yapıyor. Üstelik, başörtüsü takanları "başı bohçalı" olarak nitelendiriyor. Üstelik, "geneleve nikah kıyacak hoca konsun" diyerek hakaretinin boyutlarını genişletiyor. İnanca saygısızlık ediyor.
Çokoprens almaya mı gittin ey büyük Türk medyası? Yoksa, maskelerini mi cilalıyorsun. Ancak, şurasını da bilmiyorsun. Artık bu ikiyüzlülük, maske falan kaldırmıyor; sadece mide bulandırıyor |
| < Önceki |
|---|