• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • dark
  • light
  • leftlayout
  • rightlayout
Camiler genelev olsun diyen... PDF Yazdır E-posta
İsmail KILIÇARSLAN
Camiler genelev olsun diyen bunağı desteklediler.

 

İkiyüzlülük kültürü ya da 92 yaşında bir bilim kadını
İkiyüzlülüğün dibini bulmuş, altını kazımış, suyunu çıkarmış bir toplumsal yapıdan, bir medyadan ne beklenir ki? Ne beklenebilir ki?Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'ın kamuoyuna "başörtüsü davası" olarak lanse edilen davdan jet hızıyla beraat ettiğini görünce, b
ir kez daha pekişti bu kanaatim.

Olaydan belki de haberiniz vardır. Muazzez İlmiye Çığ, İzmirli bir avukat tarafından "başörtüsüne ve dini değerlere hakaret ettiği" gerekçesiyle mahkemeye verilmişti. Değerli medyamız da ayaklanmıştı. "Efendim, 92 yaşındaki bir bilim kadını, muazzez ve aydın bir insan; sırf bilimsel ilgi alanına giren bir konuda 'Sümerlerde fahişeler baş örtüsü takıyordu' dediği için yargılanır mıymış?"

Evet, basınımız bizi böyle manipüle etti. Ben de, ne yalan söyleyeyim; "adamlar haklı abi" diye düşündüm. Öyle ya. Başörtüsü pekala, başka bir toplumsal yapıda, başka bir kültürel havzada bu amaçla kullanılabilirdi. Bu tarihsel olguyu tespit etmek, niçin mahkemeye konu olsundu ki?

Ama, kazın ayağı öyle değilmiş. Pek sayın Muazzez hanımın Açık Gazeteden Birsel Altınel'e verdiği söyleşide sarf ettiği ve "Vatandaşlık Tepkilerim" adlı kitabında da yer verdiği görüşlerini okuyalım ister misiniz?

"O sıralarda televizyonlarda, gazetelerde genç güzel başı bohçalı ve makyajlı bir hanımın tarikatlarda imam nikahı ile seks yaptığını okuyunca çok kızdım. Benim inandığım Allah'ı kandırmaya çalışıyorlar, onu en aşağı şekilde kullanıyorlar, diye çok kızdım. 4000 yıl önce yüzlerce tanrısı, tanrıçası olan Sümerliler evlenmenin bir hukuki antlaşma olduğunu bilerek yargıç önünde onu belgelemişlerdir. Belgesi olmayan birleşmeler de evlilik sayılmamıştır. Madem dinimizde imam nikahı ile seks doğal görülüyor, o zaman gizli yerlerde değil, eski mabetlerde olduğu gibi, camilere de birer aşk odası konsun, isteyen gidip orada bir imam nikahı ile seks yapsın dedim. Böylece hem camiye gelir olur, hem de imam para kazanır.

Fakat ülkemizde din kanunu değil, medeni kanun geçiyor. İmam nikahı, diye hem kanunu çiğniyorlar, hem de Allah'ın adını kullanarak insanları kandırıyorlar. Yine televizyonlarda görmüştüm, Fatih'te bazı evlerde yapıldığı gibi geneleve de bir hoca konsun, geleni nikahlasın, çıkanı boşasın diye yazdım."

Gördünüz değil mi bilimsel tespiti? Kadın, utanmadan, inandığım, kutsal saydığım, gitmekten şeref duyduğum camilere "genelev olsunlar" teklifini yapıyor. Üstelik, başörtüsü takanları "başı bohçalı" olarak nitelendiriyor. Üstelik, "geneleve nikah kıyacak hoca konsun" diyerek hakaretinin boyutlarını genişletiyor. İnanca saygısızlık ediyor.

Peki, Avustralya müftüsünün "açık" kadınları hedef alan yakışıksız açıklamalarında aslan kesilip "olur mu yahu böyle şey, nerde inanca saygı, nerde anlayışa özgürlük" nutukları atan basınımızın muazzez kalemleri şimdi nerdeler? "İnanca saygısızlık" meselesi, senin inancına ya da benim inancıma göre savunulacak ya da karşı çıkılacak bir şey midir? Bu ne ikiyüzlülüktür. Bu ne ilkesizliktir.

Çokoprens almaya mı gittin ey büyük Türk medyası? Yoksa, maskelerini mi cilalıyorsun.

Ancak, şurasını da bilmiyorsun. Artık bu ikiyüzlülük, maske falan kaldırmıyor; sadece mide bulandırıyor

 
< Önceki

Web Analytics