






| Hacı Babalar Gidici |
|
|
|
|
Muammer DERİN HACI BABALAR GİDİCİ Hacı baba, dindar bir işadamı; hali vakti yerinde. Orta boy bir fabrikası var. İşyerinin girişinde bir tabela asılı: “Bu işyerinde yasal asgari ücret uygulanır.” İyi kazanıyor aslında, daha fazlasını da verebilir çalışanlarına. Sorduğunuzda:
Hacı babanın hali vakti yerinde. Hayır hasenattan geri durmuyor. Halıların tüyleri eskidiyse biraz, hemen değiştiriyor caminin halılarını. Yılda bir iki kere bütün aile umre ziyareti yapıyorlar mutlaka. Yıl sonu geliyor, muhasebecisi, hacı amca diyor, hesapları yaptım, şu kadar da zekat vermeniz gerekiyor. Hacı baba doğruca halılarını değiştirip klima koydurduğu caminin imamının yanına gidiyor. Resulullah (s.a.v.) zekat toplayan görevlilere maaş ödenmesini emrettiğinde, soruyorlar: “Ne kadar verelim, ya Resulullah?” Şöyle buyuruyor: “Ailesini geçindirecek kadar verin, eğer evi yoksa makul bir sürede ev yapabilecek kadar verin, eğer bineği yoksa makul bir sürede binek sahibi olacak kadar verin, eğer bekarsa evlenip evini kuracak kadar verin.” İslam’ın hükmü bu,Peygamber’in emri bu.Ancak dindar fabrikatör işadamı hacı bey, yasal ücret verip zekata muhtaç konuma soktuğu işçisinin senelik ikramiyesini de zekatla ödeyerek ikisini birden aradan çıkartıyor! Hoca efendi cuma vaazın da, cemiyetteki ahlaki çöküntülerden bahsederken, örnek olarak şunları söylemişti. " Müslümanım diyen adamlar, utanmadan karılarını kızlarını yabancı erkeklerin yanında çalışmaya yolluyorlar." Fabrikatör hacı babalar da birbirlerine bakıp homurdanmışlardı. "Memleketin çivisi çıkmış kardeşim ! Allah sonumuzu hayretsin; Ne olacak bu memleketin hali!?" Zıkkımın kökü olacak hacı baba!..Zıkkımın kökü olacak!!!
Mihrabın önünde oturan hacı amcalar rahattız olmuşlar çocukların koşuşmasından. Önce kaşlarını çatarak, kafa sallamışlar çocuklara. Sonra, içlerinden biri dikilmiş baba'ların tepesine Bu ümmete bahşedilen İlahi ikramlardan biride, yeryüzünün bize mabed olarak tahsis edilmesidir. Önceki ümmetler bu imkana sahip değildi. Onlar, ancak belirli mekanlarda inzivaya çekilerek Allah'a ibadet edebiliyorlardı. Dolayısı ile bu durum mabedleri kutsayan, dünyevi olan hiçbir şeyi mabedlere sokmayan bir "kültür"ü de oluşturmuştur.
Elbette bu durum düzelecektir. Camilerimiz asr-ı saadetten itibaren, tarih boyunca icra edilen işlevlerine kavuşacaktır. Yine sosyal yaşamımızın merkezi olarak fonksiyonel hale gelecektir. Hiç kuşkum yok. Müslümanlar durumun farkındadır, ve bu şuur'a sahiptir. Ve UMUDUNUZU SOLDURTMAYIN.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Yarım Kalan Dua Adem KORKMAZ |