• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • dark
  • light
  • leftlayout
  • rightlayout
Bir Tatlı Huzur PDF Yazdır E-posta

Şeyma YOL

http://hicrandergisi.com/Version6/images/stories/hicran_yazar_kalemi.jpgBir Tatlı Huzur



   Huzur...Araryıpta bulamadığımız,bulupta doyamadığımız...Bazen ''kim kaybetmiş ki ben bulayım'',kimi zaman ise ''sonunda huzura kavuştum'' gibi çelişki arzeden cümlelerle 'insan nankördür'http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/bahar4.jpg sözünü teyit ettirdiğimiz...Kimine yıldızlardan daha uzak;kimilerine ise şahdamarından yakın...
    Yolculuk esnasında tanıştım Emine Teyze'yle ve yol boyunca hiç yorulmadan bana hayatından kesitler anlattı.
Huzurundan,huzursuzluğundan; yalnızlıktan biraz
da kalabalıktan dem vurdu.Antika eşyalar alıp satıyor, böylece ekmeğini taştan olmasa bile, eskidikçe kıymetlenen çanak ve çömlek parçalarından çıkarıyordu.O parçalarla oyalanmaktan, antikacılarla giriştiği pazarlıklardan, o parçaları köşe bucak saklamaktan büyük haz aldığı belliydi. Emine Teyze huzur bulmak için Kalamış'a değil ama İstanbul'un çeşitli semtlerine gidiyordu.Huzur o kadar uzaklarda mıydı bilinmez ama; huzursuzluk da çok yakınındaydı.Hala çok sevdiği gözlerinden belli olan eşini anlatırken durgunlaştı birden ve daldı uzaklara.

Karanlıktan dışarıyı göstermeyen pencerelerde kimbilir neler
geçiyordu gözlerinin önünden...Eşi içki içiyordu ve halk arasında da
söylenegelen 'içki bütün kötülüklerin anasıdır' tabiri yerini buluyordu Emine
Teyze'nin anlattıklarında.''Gözü hiç birşey görmez, beni öldüresiye döver''
demişti eşinin sarhoş zamanları için...Aslında herşeyi vardı Emine Teyze'nin;
onu yalnız bırakmayan çocukları,torunları,malı,mülkü...Ama bir yanı hep eksikti
söylediklerine göre...Gecelerini,yüreğini huzursuzluğa boğan birşeyler
vardı.Yine de bu huzursuzluğa ''belki de imtihanım bu,başımüstüne'' diyebilecek
iç huzura ve inancı bulabiliyordu kendinde.
     Huzuru bu dünyada bulmuş kaç kişi vardır ki zaten?..Bulanın bulduğu ise,
gerçek midir,yoksa gün gelip avuçlarının arasından kayıp gidecek bir huzur(!)
mudur?...Huzur gönülde duyulan mıdır,yoksa nefsimiz ve bedenimiz de işin içinde
midir?
    Bazılarımızın huzuru, mürekkebin kalemle; kalemin kağıtla; yazılanların ise
yürekle buluştuğu yerde başlar.Bazılarına göre ise, dostların yüreğine
sığınmaktır huzur.Yusuf'un Züleyha'ya yüz çevirmesi; Ferhat'ın kazmayı son kez
vurmasıdır dağlara...Bülbülün güle, pervanenin şem'e vuslatı; annenin evladına
duasıdır...Belki de gurbette yüreği titreyerek sıladan beklediği güzelhaberleri
duyabilmektir huzur...Çoğu zaman secdeye baş koymak, iki satır Kelamullah
okumaktır.Gözlerde yaş, yürekte gam duaya durmak; Zat-ı Zü'l Cemal' e içten bir
yakarıştır...Belki de ''tatlı huzur'' budur; sahtesi de huzursuzluğu da
olmayan...Hem değil mi ki, huzur Klamış dedikleri o yerden daha yakınımızdadır
ve oraya gitmeye hiç mi hiç gerek yoktur...
         O tatlı huzuru iç dünyamızda, gönlümüzde duyabilmek ümidiyle
....

Yorumlar (0)Add comments

Yorum Yaz
Ekrani Kucuk Tut | Ekrani Buyuk Tut

busy
 
Sonraki >

 kartallar les yemez

Yarım Kalan Dua
Adem KORKMAZ

Bağlantılar

Görsel Arşiv

Hicran dergisi 1. sayı arsiv

002.jpg

hicran 2 sayı

004.jpg

005.jpg

kapak6.jpg

say_7.jpg

say_8.jpg

say__11.jpg

kapak.jpg  


Web Analytics