• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • Mainbody Dark Theme
  • Mainbody Light Theme
  • Layout: 2 Left columns + Mainbody
  • Layout: Mainbody + 2 Right columns

Ve Her Gelişine Bir Gidiş Kalır

Gitmelisin Şeydâ...
Çırpındıkça dibe çeker deniz. Kurtulamazsın... Akşam kızıllığında kaybedersin, gözlerinin rengini... Bir dilencinin yalvaran sesinde boğulur sözlerin...Yakup gibi kanlı gömlekle kandırırlar seni...
Ne kadar hayalin varsa -doğmadan ölen çocuklar gibi -, içinde yaşatıp verirsin toprağa! ... Sana yasını tutmak kalır...

Gitmelisin Şeydâ...
Artık kaç voltluk bir akım kaldırır yüreğin? Kaç hüzünlü gecene şahitlik eder ay? Yorulursun... Tüketir zaman nefesini... Bir sonbahara daha dayanamaz yüreğin. Ne kadar yaprak düşerse gözlerinden, o kadar bitersin! ... Sana yalnızlık kalır...

 

Namaz! Namaz! Namaz!

Hz. Mevlana mürşid kitap olan “Mesnevi” sinde şöyle bir hikaye anlatır: “Hilekar bir Moğol, “Bana Mısır’lı bir arkadaş gerek” dedi. Aradığını ele geçirmek için Mısırlılar bir tarafta toplandı. Kim gelirse “Hayır, aradığım bu değil. Sen git şu köşede otur ey saf gönüllü!” derdi. Hepsi bu şekilde bir araya gelince bin cevr ile boyunlarını vurdular. Onlara bu uğursuzluk, namaz vakti Hakk’ın davetine ezana uymamalarındandı. Hilekarın davetine kandılar.

Şeytanın hilesinden sakın, yüzlerce sakın.” Namaz dinin direği, müminin miracıdır. Namaz kılan bir kimse, dinini doğrultmuş ve kılmayan da, dinini yıkmış olur. Bir kimse, namazını doğru ve iyi kılınca, İslam’ın ipine yapışmış olur.

 

AKP

"Akp Dünya'nın En Başarısız Hükümeti İmişi "

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener; “AKP, dünyanın en başarısız hükümeti” demiş. Tabii bu, onun görüşü, onun siyasi bakışı. Doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Zira fikirler çeşit çeşittir. Her siyasetçinin gönlünde bir aslan yatar. Tamam da, orada bulunan basın mensupları acaba sormadılar mı ki; “Sayın Şener, siz de bir zaman AKP içindeydiniz.

Bunun kurucuları arasındaydınız. Hatta en yüksek makam olan Başbakan yardımcılığı yaptınız. Ne olduysa 22 Temmuz seçimlerinden sonra oldu. O zaman başarısız değildi de şimdi mi oldu? Eğer başarısız idiyse, siz neden o partide iken tedbir almadınız veya aldırmadınız?....” eğer sormamışlarsa mutlaka sormalılar. Bunlar sormazsa halk sorar. Çünkü halk unutmaz. Ama unutmuş gibi görünür. Kimse halkın sessizliğini inkara kalkmamalıdır.

 

Sevgi İle Yaşamak

Sıcak bir günün serin bir akşamıydı. Gecenin sessizliğini sadece Ağustos böcekleri bozuyordu. Ay, güzel yüzünü gösteriyordu. Muhteşem görünüşüyle herkesin dikkatini çekmişti. Belki de binlerce göz oraya dikilmişti. Herkes yoğun bir günün yorgunluğunu gideriyordu. Kimi güzel bir tatili nerede geçireceğinin hayalini kuruyor, kimi daha çok para kazanmanın yollarını düşünüyordu. Tüm binaların ve gecekonduların ışıkları yanıyordu.

Dışarıda kimsecikler yoktu. İnsanlar o gecenin sessizliğinde evlerine girerek aynı sonu bekliyorlardı sanki.Gecenin ilerleyen bir saatiydi. Her şey bir anda olmuştu. Birkaç saniyelik sarsıntı ile… AMAN ALLAH’IM! Bu ne büyük felaket! Koca şehir beşik gibi sallanıyor, binalar çöküyor, ağaçlar devriliyor, patlama sesleri ve yangınla yükselen alevler…

 

Kendimizi Bulmak Kimliğimize Sahip Çıkmak

Dünyaya bakıyorum; bir tarafta son derece lüks içinde hayat süren insanlar ve devletler, bir tarafta fakirlikle pençeleşen, insani bir hayata hasret kalan insanlar ve devletler...

Aslında fakirlikle pençeleşen devletlerin; zengin maden yatakları, zengin yer altı zenginlikleri var. ama gelin görün ki medeni denilen, medeniyetle uzaktan ve yakından ilgisi olmayan devletlerin sömürüsüne uğramışlar.

Tabir yerindeyse hala kölelik devam ediyor. Hala insanların bir meta gibi alınıp satıldığı bir gerçek. insanlar arasında renk ayırımı devam etmekte. İnsanlar köleler gibi alınıp satılmakta. Bilhassa kadınlar bu işin en önünde gidiyor. Bakınız Afrika’ya. bakınız Asya’ya, bakınız bazı uzak doğu ülkelerine....

 

Bir Site İslamiNida Com

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

"Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. O'na şükreder, O'ndan yardım ister, O'nun bağışlamasını dileriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden O'na sığınırız. Allah kime hidayet ederse onu saptıracak, kimi de dalalete düşürürse ona hidayet edecek yoktur.

Şehadet ederiz ki; Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur. Yine şehadet ederiz ki; Hz. Muhammed (s.a.s), O'nun kulu ve rasulüdür."

Şüphesiz her çağ ve yerde çeşitli din akımları oluşmuş; bunlardan kimisi İslâm dışı sapık yollar, kimisi de İslâm adı altında halbuki İslâm'a zıt olan fikir görüşü olarak ortaya çıkmıştır. Hepsinin ortak özelliği; Kur'an ve sahih sünnete muhalif oluşudur...

 

Allah Erleri

Evliyaullah, marifet sahibi, Allahu Teala’yı tanıyan kişilerdir. Allahu Teala’yı tanımak da ancak ilham ile olur. İlham ise peygamberlerin varislerine tanınan bir haktır.

Hz. Mevlana şöyle buyurur:

“Hak’la beraber olmak isteyen kimse, velilerin huzurunda otursun. Velilerin huzurundan uzaklaşan kişi, küll’ü olmayan bir cüz’dür, helak olur. Şeytan yolunu kaybedene musallat olur. Onu hileyle mağlup edip başını yer. Gönül sahiplerinden bir an bile ayrılmak şeytanın hilesidir, ey nüktedan!” “Bir kimsenin rehberi Hakk’ın gölgesi olursa Allah onu hayal ve gölgeden kurtarır. Hakk’a gerçekten kul olan O’nun gölgesidir. O Allah ile diri, bu alemde ölüdür.

 

Hakka Kavuşunca...

   Hz. Mevlana, mürşid kitap olan “Mesnevi” sinde şöyle buyuruyor: (3.cilt 4661.beyit.) “Aşıkın bütün muradı, sevgilidir. Sevgili gelince âşık yok olur!Hak aşıkıysan eğer, O’na vâsıl olunca sende kıl kadar varlık kalmaz.Senin gibi yüzlercesi fânidir. Aşıkın varlıktan geçmesi gerek.Sen, güneşin aşkıyla perişan bir gölgesin.

Şüphesiz gölge güneşle yok olur.Sivrisineğin fırtınaya karşı koyması mümkün mü? Bir düşün, doğrusunu Allah daha iyi bilir.” Hz. Mevlana bu beyitlerin ardından şöyle bir örnek veriyor: Bir sivrisinek, Süleyman Aleyhisselam’ın huzuruna gelerek şikayetlerle ah u feryat edip dedi ki:“Ey Süleyman, ey zamanın adili! Senin hükmüne insan da, peri de tâbi.Kuş de balık da senin adaletine sığınmıştır. Kimdir o ki fazlına şahid olmamış olsun.Sen bize de medet kıl, zira gayet âciz kaldık.

 

Bütün Darbeler Kötüdür

12 Eylül darbecileri yargılansın” deniliyor. Herkesin, bu konuda sesi yükseliyor. Ama kimisi, laf olsun diye söylüyor, kimisi askerlere yaranmak için, kimisi de kaos hasıl etmekten zevk aldığı için... sorarsanız: “Darbeciler niçin yargılansın?” diye doğru dürüst cevap verecek insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Aslında; hangi tür olursa olsun bütün darbeler kötüdür. Darbeler ülkenin ilerlemesine, demokrasiyi yakalamasına, özgürlüğe engeldir. Şöyle bir Türkiye’nin karşılaştığı darbelere baktığımız, bu süreç içindeki durumu incelediğimiz zaman açıkça görürüz ki; hep ülkenin zararına olmuştur. ve darbelerin altından da siyasiler çıkmıştır.

 

Peygamberimize Mektup Sitesi

Bu sitede peygamberimiz (S.A.V) mektuplar yazılıyor.Üyelerin eklediği dualar,şiirler,mektuplar ve videolardan oluşan sitede peygamberimizle ilgili bazı bilgileri bulmak da mümkün.Sitede Peygamberimize yazılan Arif Nihat Asya gibi şO'na Mektuplarairlerin şiir'lerine de yer verilirken,üyeler imla,anlatım bozukluğu,uzun veya kısa yazı,yahut edebi eser kaygısı gütmeden içlerinden ne gelirse onu yazıyorlar.Gösterişsiz saf ve temiz duyguların mektuba,şiir'e ve duaya dönüştüğünü görüyoruz.
Peygamberimize sizde duygularınızı yazıp,yazılanları bu siteden okuyabilirsiniz.

Ayşe'nin mektubunu sizlerle paylaşıyoruz..
Sevgili peygamberim. Ben 12 yaşındayım.Babam ben 4 yaşındayken ölmüş.Ona şefaat et.Banada ,annemede ,ailemede şefaat et.Seni çok seviyorum.

 

Yanlış Algıyla Doğru Düşünmek!

Hayata gözlerimizi ağlayarak açarız belki ama ömür boyu gülebilmek için çabalar dururuz.
Çoğu zaman mutlu olabilmenin göstergesi sanırız gülmeyi.
Oysa anlık tepkidir o da tıpkı ağlamak gibi…
Gülmek ya da ağlamak, insana has ve güdüsel tepki olmasına rağmen ortaya çıktığında yakınındaki diğer bireylere de sirayet eder.
Kahkaha atan birini gördüğümüz zaman farkında olmadan yüzümüzde tebessüm oluşur. Ağlayan birini gördüğümüzde
ise yüz hatlarımız gerilir, kaşlarımız düşer, gözlerimiz kısılır.
Bunu en belirgin olarak sinema salonlarında ya da tiyatro gösterileri gibi topluca odaklanılan ortamlarda görebiliriz.
Gösterim esnasında seyircilerden birinin yüksek sesle gülmesi bir anda tüm salona sirayet eder.
İşte bunun adı duygusal etkileşimdir.

 
Sayfa 1 > 31

Üye Formu



Kimler Var

Şuanda 35 konuk çevrimiçi

Boyacı Ustası Ajanslar  Milliyet Gazetesi